+ Konu Cevaplama Paneli
1 den 1´e kadar. Toplam 1 mesaj bulundu

Edebİyat Nedİr?

Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun, dilden, konuşma ve düzyazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gereklidir. Konuşma ve düzyazı dilinde, dil bir araç, sözcükleri kullanmakla girişilmiş, belli bir amaca dönük eylemdir. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaptıktan sonra işe yaramaz hale gelir. Önemli olan meydana getireceği sonuçlardır. Sonuç yani amaç, onu okuyan, ya da dinleyendeki değişimdir.

  1. #1
    Hiper Aktif
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    1.780

    Edebİyat Nedİr?

    Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun, dilden, konuşma ve düzyazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gereklidir.
    Konuşma ve düzyazı dilinde, dil bir araç, sözcükleri kullanmakla girişilmiş, belli bir amaca dönük eylemdir. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaptıktan sonra işe yaramaz hale gelir. Önemli olan meydana getireceği sonuçlardır. Sonuç yani amaç, onu okuyan, ya da dinleyendeki değişimdir. Düşüncemizi dile getiren sözcükleri nasıl biçimlendirdiğimizi unuturuz. Onlar aracılığı ile düşüncemizi ilettiğimiz kişi de onların nasıl biçimlendirildiğine dikkat etmez. Unutur. Dil, bizi doğrudan doğruya öteki insanlarla yada eşya ve düşüncelerle karşı karşıya getirir. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler saydamdır. Uçarıdır. Aradan kaybolur gider.
    Oysa şiir ve edebiyatta bunların tam tersi oluşmaktadır.
    Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Şiir ve edebiyatta dil, sözcükler, cümleler ve biçimler nesnel (objektif) hale gelirler, şeyleşirler.
    İnsanla öteki insanların, eşyanın ve düşüncelerin arasına girip saydamlaşmaz şiir. Uçarı hale gelmez konuşma ve düzyazı da olduğu gibi. Tam tersine, karşımıza çıkar. Resim gibi, heykel, müzik, yapı gibi (eşya) değeri kazanır.
    Şair cümle kurmaz, bir nesne meydana getirir. Sözcüklerle, güzel, unutulmaz biçimler yaratır. Sözcüklerin bir araya özel biçimler altında getirilişinde derin eğilimler dürtüsü vardır.
    Şair, dilde olduğu gibi sözcüklerden yararlanmaz. Onlara yararlı olur. Renk, ses, hacim gibi onları şeyleştirir, kırar, bozar ve yeniden birleştirerek bir şiir dünyası kurar.
    Sözlerin ve sözcüklerin nesnelleştirilerek özel işaretler, deyişler, tılsımlı biçimler haline getirilmesi, bunların sihir ve büyü alanında kullanılması, unutulmayan, ezberlenen özel biçimlerle tekrar edilmesi, şiirin doğuşunu hazırlayan en eski etkenlerdir. Bu yönden denilebilir ki, yazı şöyle dursun, tam konuşma dilinin bile gerçekleşmediği, insanın ve insanlığını en eski tarihinde şiir ve şiir dili vardır. Demek ki, edebiyat, dilden önce idi.
    Bununla beraber gerçek şiir ve edebiyat yazının bulunup kullanılmasından sonra gelişmiştir.
    Sanat dışı konularda (politika, hukuk, mektup vb. alanlarda) bile ilk yazılı metinler, edebiyata yakın, destanî, güzellik iddiası ile yüklü oldukça nesnel eserler olmuşlardır.

    EDEBİYATTA AKIM DENİLİNCE NE ANLAŞILIR?

    Akım, insan düşüncesinin ve yaşamının, tarih içinde değişik dünya görüşlerinin birbirini izleyerek devam etmesidir.
    Tarih boyunca insanlar her çağda bilim ve felsefe verilerinden, sosyal, ekonomik, siyasal gerçeklerden esinlenerek, ileriye doğru atılımlar yaparak, eskiyen düşünce ve biçimlerin yerine yenilerini ve başkalarını koyarlar.
    “İyiye, Güzele ve Doğruya” sloganı ile ifade edilen bu atılımlar yeni ahlâk, estetik ve bilim değerleri getirirler.
    Sanat ve edebiyat akımları her çağın kendine özgü gerçekleri ve değerleri açısından ortaya atılan güzellik anlayışları, estetik görüşleri ve ölçüleridir.
    Edebiyat ve sanat akımları, milli ve milletlerarası bilimsel, felsefi, sosyal, ekonomik, siyasal, ahlâki, dinsel yaşamın ürünleri olurlar ve tarihsel değerlerin uzantısı içinde eskiye ve kurulu düzene varolan edebiyat ve sanat anlayışına karşı ihtilâlci karakter taşırlar.
    Ama bu devrimci karakter çoğu kez yöntemlerde ve yöntemlerin uygulanışında göze çarpar. Oysa edebiyat ve sanat akımları tarih içinde klâsik görüşlere zaman zaman dönerek tazelemeler, tekrarlar, yeniden değerlendirilişler yapmaktadırlar.
    Her toplumun edebiyatında, kendisine özgü milli akımlar, aşamalar vardır. Fakat bunlardan bir kısmı ulusal sınırları aşarak uluslararası değer ve kapsam kazanırlar. Sonra bunlar ulusal sanatları etkiler.
    Edebiyat ve sanat akımlarına ekol, okul, meslek ve çığır da denilmektedir.

    DÜNYA ÇAPINDA ETKİLER YAPMIŞ OLAN SANAT VE EDEBİYAT
    AKIMLARININ EN ÜNLÜLERİ HANGİLERİDİR?

    Uluslararası değer taşıyan etkili edebiyat akımlarını şöyle sıralayabiliriz:


    1- İlkel edebiyat
    2- Doğu edebiyatı
    3- Anadolu edebiyatı
    4- Arap edebiyatı
    5- Batı edebiyatı
    6- Mistik edebiyat
    7- Hıristiyan edebiyatı
    8- İslâm edebiyatı
    9- Hümanist edebiyat
    10- Rönesans
    11- Klasisizm
    12- Romantizm
    13- Realizm
    14- Natüralizm
    15- Parnassizm
    16- Sembolizm
    17- Kübizm
    18- Fütürizm
    19- Dadaizm
    20- Sürrealizm
    21- Egzistansiyalizm

    alıntı

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
    Üyelik tarihi
    Daima
    Mesajlar
    Çok:)
     

Benzer Konular

  1. .: Fİzİk Nedİr? :.
    EsMeR PreNsEs Tarafından Fizik Forum'u Foruma
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 02-03-2015, 12:13 PM
  2. NLP NEDİR?NLP Ne İşe Yarar?
    KESFET Tarafından Havacılık iş ilanları ve Kariyer Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 17-09-2009, 01:55 PM
  3. Yaren nedır
    Eftelya Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 02-05-2009, 12:20 AM
  4. Reankarnasyon (yenİden DoĞuŞ) Nedİr
    dogangunes Tarafından Astroloji ve Fal Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09-07-2007, 08:00 AM
  5. FotoĞraf Nedİr?
    dogangunes Tarafından Resim, Heykel Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09-07-2007, 02:01 AM

Yetkileriniz

  • Yeni konuları düzenleyemezsiniz
  • Yanıt verebilirsiniz
  • Eklentileridüzenleyemezsiniz
  • Mesaj değiştiremezsiniz
  •