"Parapsikoloji" yapay biçimde türetilmis bir sözcüktür; 1889'da kullanilmaya baslanan bu sözcük Yunanca'daki "para" (ötesinde, ardinda,kenarinda) önekiyle psikoloji sözcügünün birlestirilmesinden olusmustur; psikoloji sözcügünün ne anlama geldigini elbette hepimiz biliyoruz.

Bununla birlikte, psikolog Thouless ve Wiesner'in (1946) tüm normalötesi ya da parapsikolojik olaylari tanimlamak için Yunan alfabesinin 23. harfi olan "psi"yi kullanma önerisi parapsikoloji dilinde genis ölçüde yerlesmis bir öneridir.

Insanlar var oldu olali - son arastirmalara göre insanlarin %60'i - normalötesi olaylar yasamakta, dolayisiyla da normalötesinin varligindan en ufak bir kusku bile duymamakta, geri kalan kesim ise, söz konusu olaylarin kaçiklik belirtisi ya da beynin marazi ürünleri, yanlis yorumlamalarin sonuçlari oldugundan en az birinci gruptakiler kadar emin olduklarindan bu olaylarin varligina kesinlikle inanmamaktadirlar.

Diger yandan parapsikoloji, örnegin fizik gibi "olgun" bir bilim degildir; ve bugün, sonuçlari ve kuramlari, "working scientist" denilen etkin bilim adamlarinin çogu arastirma ve incelemelerinde bunlari dikkate almadiginda, kimse onlari, "bunlardan haberiniz yok mu?" diye suçlayamayacagindan, parapsikoloji henüz gelisme durumunda olan bir bilim dalidir.

Parapsikoloji, kullandigi yöntem konusunda "kraldan daha kralcidir" ve böyle de olmak zorundadir, çünkü alisilmadik savlarin kanitlanmasi sorumlulugu onun omuzlarina binmistir. Bu nedenle de parapsikolojinin alternatif yöntemler ile çalismasi gibi bir durum söz konusu olamaz , yani örnegin telepatiyi incelemek için salt parapsikolojiye özgü yöntemler ( hani böyle yöntemler olsa bile) kullanmak kesinlikle söz konusu degildir.

Parapsikolojinin temel görevi bize kavranamaz, esrarengiz ve "sasirtici" gelen ve merakimizi uyandiran olaylarin izini sürmektir. Bu alandaki sayisiz sorunun hakli olarak birer çözüm ve açiklama beklediklerine hiç kusku yoktur.
alıntı