+ Konu Cevaplama Paneli
1 den 1´e kadar. Toplam 1 mesaj bulundu
  1. #1
    Pasif Uye EsMeR PreNsEs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Nerden
    NapCéN qı YaNıMaMı GéLCéN :)
    Mesajlar
    142

    Kimya’nın Kısa Tarihinden Günümüze!..

    1. Dönem: Kara Sihir Dönemi (Tarih Öncesi-MÖ 300 arası)
    İlk kayıtlar MÖ 3000’li yıllarda Mısıra dayanır. Bilimden çok bir sanat olarak bilinir kimya. Farklı maddeleri karıştırarak parfüm yapan kadınlar ilk kimyacılar olarak tabletlerde yerini almıştır. Yine Nil nehrinin yataklarında bulunan “Natron1” isimli bir tuz karışımı ile ilk mumyalama deneyimleri vardır Mısırlıların.
    Ve Altın. MÖ 2600 yer Mısır şimdi ki Sudan civarı. Altın toz olarak elde ediliyor. Sonra diğer metalleri altına çevirme uğraşı başlıyor.
    Babil’in2 ünlü kralı Hammurabi MÖ 1700’lerde o zamana kadar bulunan metalleri listeletir. Nelerdir bunlar? Altın, gümüş, bakır, demir, kurşun kalay, cıva, kükürt, karbon.
    “Ölümsüzlük İksirini Arama” MÖ 156-187’de Çin imparatoru olan Wu Di’nin Çinlilerin epey kimyada derinleştiklerini gösteriyor. Hatta kimyanın tarihinin ikinci dönemine damgasını vuracak bu “ölümsüzlük İksiri Arayışı” sırasında Çinliler 8. yüzyılda bir hatayla kükürt ve sodyum ve potasyum güherçilesini (saltpeter), odun kömürü ile karıştırarak, “Huoyao” yu yada bildiğimiz “Barutu” bulurlar.3
    Yine o zamanlar İbraniler yani Museviler ise günümüzde de peşini bırakmadıkları değerli taş işiyle uğraşıyorlardı. İngilizce “jew” (yahudi) kökünden “jewellry” (kuyumculuk) kelimesinin türemiş olduğunu anlamak için etimolog olmamıza gerek yok değil mi?!
    Sonuç olarak birinci dönemde, metal işlemeciliğiyle, boya maddeleri üretimi ile “kimya sanatına” sadece Mısırlıların değil, Yunanlar, İbraniler, Çinliler ve Hinduların da gönül verdiğini görüyoruz.
    Bu arada Yunan Democritus ilk kimya tanımını yapmış. Ne demiş biliyor musunuz?! MÖ 430: “Atom maddenin en küçük yapı taşıdır. Bütün maddeler atomdan oluşmuştur.”
    Aristo da MÖ 300’de 4 elementten bahseder. Ateş, hava, su, toprak. Bütün maddeler bu dört elementten oluşmuştur. Maddenin ayrıca dört özelliği vardır. Sıcak, soğuk, kuru ve ıslak.
    (Natron: Sodyum Karbonat, Sodyum Bikarbonat, Sodyum Klorür ve Sodyum Sülfat gibi su çekme özelliği olan tuz karışımı.


    İkinci Dönem: Al-kemi Dönemi (MÖ 300-1600 arası)
    Aristo’nun kafalara kazınan tanımlaması “ucuz taşları altına çevirme” ve “ölümsüzlük iksiri” ile yaşlanmayı önleme ya da ölümden kurtulma yolları arandı. Anlaşılan günümüzde de “anti-aging” ile yaşlanmayı önleme ya da geciktirme çabaları o zamanlar da vardı. Hatta Harry Potter’dan da hatırlayacağınız “Filozof Taşı” kavramı ucuz taşları altına çevirmek için kullanılan madde olarak biliniyordu.
    MÖ 300 Aristo’dan 1200 yılların başına, 1500 yıl, ta ki Papa 22. John “bırakın artık ucuz metalden altın yapma işini” deyip yasak getirmeseydi, Batı “hem altınlarını aldığı, hem köleleştirdiği, hem de kültür ve dinlerini sömürdüğü Afrika’yı ve doğal zenginliklerini tanıyamayacaktı.”4
    Bu sırada Batı’nın kaynaklarında “Geber” olarak tanıttığı “Moleküler Kimya’nın Babası” Şamlı Cabir bin Haiyan, 815 yılına kadar yazdığı 80’i kimya ile ilgili 200 eser ile, “John Dalton’un keşfettiği pek çok şeyi 1000 yıl önce bulduğunu” ispat etmiştir.5 Nitrik asit, hidroklorik asit sentezleri, su geçirmeyen kıyafetler, paslanmaya karşı kaplama, yanmaz kağıt, florasan özellikli mürekkep ve benzeri bir çok buluş ve destilasyon, kristallendirme, kalsinasyon6 gibi minarelerle ilgili pek çok bilimsel buluşlara öncülük eden önemli kimyasal teknikleri ilk kez uyguladı.

    Bu dönem Robert Boyle’un doğanın tanecikli yapısının ve mekanik kuramının deneysel kanıtını güçlendirmeye çalıştığı “Şüpheci Kimyacı” eseri ile sona erdi. Yıl 1656.


    Üçüncü Dönem: Klasik Kimya Dönemi (1700-1800 arası)
    Johann J. Beecher simyacıların yanma olayının esası olarak kabul ettikleri uçucu maddeyi (Phlogiston Teorisi) izah etmeye çalıştı.
    Antonie Lavosier ise yanan metalin bir metal oksit olduğunu bunun da simyacıların (ikinci dönem kimyacıları, alkimyacılar) izah edemedikleri HgO ? Hg +1/2O2 deneyini doğru yorumlayarak kütle ilişkisi hesaplamaları ile oksijenin varlığını buldu.7
    Hala geçerliliğini kimyasal tepkimelerde koruyan adıyla anılan yasası “rien ne se crée, rien ne disparaît tout se transforme” “Hiçbir şey yoktan var olmaz, hiç b,r şey vardan yok olmaz. Her şey şekil değiştirir.”
    Bu arada bir anekdot olarak “bilime düşman orta çağ zihniyetinin” basit bir vergi meselesinden Antonie Lavosier’i giyotine götürdüğünü de söylemekte yarar var. Giyotine çıkarken bile deney sevdasında olan Lavosier matematikçi arkadaşına sonucunu değerlendiremeyeceği şu deneyi gözlemesini rica edecektir. “Dostum giyotin kaçınılmaz.” “Başım kopup sepete düştüğünde gözümü iki kere kırpacağım” “Sen de baş gövdeden koptuktan sonra bir müddet düşünebiliyor muyuz? Bu gözlemleyeceksin.” Deneyin sonucu bilinmez ama o çağdaki “kör kilise zihniyetinin” göz kırpmalara tahammülü yoktu.
    Akabinde John Dalton filmi başa sarar. “Cabir bin Haiyan” dan da öncesine giderek Demokritus’un tanımında olduğu gibi “Madde küçük ve bölünemez atomlardan oluşmuştur.” der. İlk bileşik tanımını yaptığı öngörülmüştür. İzotoplar hakkında henüz bilgisi yoktur. Yıl 1803’tür.

    Dördüncü Dönem: Modern Kimya
    1879’da Heinrich Geissler ve William Crookes vakum deneyi ile katot tübü deneyi olarak da adlandırılan “ katot ışını ve elektronun keşfine” öncülük ettiler.8
    1885’te Alman Eugene Goldstein protonu buldu.
    1895’te Alman Wilhelm Roentgen bir kaza eseri röntgen ışığını buldu.
    1896’da Fransız Henri Becquerel ve Marie Curie uranyumun doğal radyo aktifliğini buldu.
    1909’da Robert Millikan elektronun kütlesini buldu.
    1911’de Ernest Rutherford radyoaktifliğin üç türünü buldu (alfa, beta ve gama ışımaları)
    1914’te daha sonra Çanakkale’de ölen İngiliz Henry Moseley atom çekirdeğindeki protonları saymaya çalıştı. Başarılı olamadı.
    1932’de İngiliz James Chadwick nötronu buldu.
    Yine 1932’de İtalyan Enrico Fermi bir elementi nötronla bombaladı ve bir büyük sayıdaki atom numarasına sahip elementi buldu. Bu ilk nükleer fizyondu.
    1934’da Fransız Irene Curie ve Frederic Joliot-Curie belli elementleri laboratuarda alfa tanecikleri ile bombalanarak yapay radyoaktif element yapılabileceğini buldular.
    1940’ta Albert Einstein ve Enrico Fermi Amerika’ya Almanya’nın “Fizyon Reaksiyonu” denemeleri için ciddi hazırlıklar yaptığını söylediler. Böylelikle dünya tarihindeki ilk “Nükleer Fizyon Reaktörü” Chicago Üniversitesi’nin futbol sahasının altında kuruldu. (Manhattan Projesi) 9
    Son 130 yıllık zaman diliminde kimya hakkında bilinenler her üç ayda bir 500 yıllık yenilik olarak karşımıza çıkıyor. Birikimler güce, güçler tehlikeye dönüşebilir. Kimyanın dördüncü dönemi devam ediyor. Enerjinin kıyasıya güç dengelerini yönlendirdiği, 1940-1990 yılları arası kültürlerin ekonomik güç karşısında silinişini gösterdi.
    Günümüzün kimyası daha çok multidisipliner bir yapıyla, ilaç, gıda ve genetik üzerine yoğunlaştı. İlaç sektörü şu anda dünyanın en büyük marketi konumunda. Genetik çalışmaları kimya ve ilgili olduğu tüm alanlarda büyük bir dikkatle izleniyor.
    Ne dersiniz?! Kimya hala gizemini koruyor değil mi?

    Kaynaklar:
    0 Biyolojik sistemler hakkında mantıksal veriler toplayıp değerlendiren bilim dalı.
    1Natron: Sodyum Karbonat, Sodyum Bikarbonat, Sodyum Klorür ve Sodyum Sülfat gibi su çekme özelliği olan tuz karışımı.

    Alıntıdır..
    Konu EsMeR PreNsEs tarafından (11-07-2007 Saat 09:15 AM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. 1923'ten Günümüze (Cumhuriyet Dönemi) TÜRK TİYATROSU
    dogangunes Tarafından Tiyatro ve Tiyatro Sanatçıları Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 03-02-2011, 03:09 AM
  2. OSS Kimya Soruları ve Çözümleri (video)
    Gazi Tarafından Sınavlar (Soru Bankası) Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 03-05-2009, 05:52 PM
  3. 1900 Yılından Günümüze Halkoyunları Çalışmaları
    dogangunes Tarafından Halk Oyunları Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 08-04-2009, 01:27 AM
  4. Günümüze uyarlanmış atasözleri
    piraye Tarafından Komik Yazılar Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 18-02-2009, 01:40 PM
  5. Temel Kimya Yasaları
    EsMeR PreNsEs Tarafından Kimya Forumu Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 08-09-2007, 09:17 PM

Yetkileriniz

  • Yeni konuları düzenleyemezsiniz
  • Yanıt verebilirsiniz
  • Eklentileridüzenleyemezsiniz
  • Mesaj değiştiremezsiniz
  •