Bazı hastalıklar ya da durumlar vardır ki, hastalık çok ciddi sorunlar yaratmasa bile ağrı hiç geçmez. Kronik ağrılar olarak tanımlanan bu durumlarda ağrıdan kurtulmak için uzun süreler boyunca ilaç kullanmak ihtiyacı doğuyor.

Uzun süreler boyunca ilaç kullanmak zorunda olmak bazen rahatsızlıklar yaratabiliyor. Bu rahatsızlık bazen psikolojik olabilirken, bazen de ilaçların yan etkilerine bağlı olabiliyor.

İşte bu durumda alternatif yöntemler gündeme geliyor.


Alternatif tedavi yöntemleriyle ilgili yeterli oranda bilimsel çalışma olmamasına rağmen, halk arasındaki genel kanı, yan etkilerinin daha az olduğu şeklinde.

İlgi artıyor

Alternatif veya Tamamlayıcı Tıp olarak adlandırlan bu yöntemlere dünyada ilgi giderek artıyor. Bunun temelinde çevre sorunları yer alıyor. Sanayileşmenin getirdiği çevre sorunları, insanlarda sanayiye karşı şüpheli bakışlar ve doğaya yöneliş getirmeye başladı. Böyle olunca doğal tedavi olarak adlandırılan yöntemlere de ilgi artıyor.

Tıp adamlarının çoğu, bu yöntemlere şüphe ile bakıyor. Yöntemlerin çoğu, tıbbın kabul ettiği bilimsel araştırma yöntemleriyle incelenmediği için etkileri ve güvenilirliği konusunda kaygılar var. Bu da hastaların bir kısmının hekimlerinden gizli olarak bu yöntemelere yönelmesine, bu ürünleri kullanmasına yol açıyor ki, bu da çok tehlikeli bir durum. Doktorun vereceği ilaçlarla, bu ürünlerin etkileşime girmesi tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.

Amerika'da Artrit Vakfı tarafından yapılan bir çalışma doktorların yüzde 85'inin alternatif yöntemlerin etkili olabileceğini kabul ettiğini gösteriyor.

Yöntemler nelerdir?
Alternatif veya Tamamlayıcı Tıp ana başlığı altında bir çok yöntem uygulanıyor.

Çin tıbbı:
Yin ve Yang adlı iki temel enerjinin aralarındaki dengeye dayanan bir grup tedavi yöntemidir. Akupunktur, bitkisel tedavi, beslenmeyi düzenleme (diyet) ve meditasyon gibi yöntemleri kullanır.

Ayurveda:
Hintçe yaşam bilimi anl***** gelir. Bir tedavi olmaktan çok yaşam felsefesidir. Vejetaryen diyetler, meditasyon, yoga, masaj ve benzeri yöntemlerden yararlanır.

Akupunktur: Çin'de 3000 yıldan daha uzun süreden beri uygulanan bir yöntemdir. Vücuda ince iğneler batırarak yaşam enerjisinin akışında değişmeler yaratarak hastalıkların tedavisinde kullanılır. Batıda yapılan çalışmalar iğnelerin batırılmasının dolaşımda, endorfin ve kortizol gibi hormonların salgılanmasında değişmeler yarattığı bunun da doğal ağrı kesici gibi sonuç verdiği görüldü.

Chiropractic: Şiropraksi ya da kayroparksi şeklinde teleffuz edilen bu yöntemde masaj, ultrason tedavisi gibi yöntemlerle omurgaya yönelik girişimler yapılmakta.

Osteopati:
Bu yöntemde omurga ve eklemlere ayrıca yumuşak dokuya yönelik değişik doğal tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Zihin-vücut teknikleri:
Duruş, hareket, denge ve solunum temeline dayanan yöntemlerdir. Yoga ve Tai-Chi gibi teknikler bu grupta yer alır.

Riskleri yok mu?

Oldukça yaygın olarak kullanılan ve çoğu kişi tarafından son derece güvenli olarak kabul edilen yöntemlerin aslında sanıldığı kadar risksiz olmadığı da bir gerçek.

Öncelikle bu yöntemlerin bir kısmında güvenilir bir eğitim sistemi yok. Bu yöntemlerin kimden öğrenildiği bilgilerin ne kadar doğru olduğunu denetleyen bir sistem yok. Bazı kişiler kendi çabalarıyla 'bilen' lerden öğrenip uyguluyorlar. Ama 'bilen' lerin konuyu ne kadar bildiği, bazen tartışma konusu.

Öte yandan doğal ilaçların üretim teknikleri uluslararası üretim teknikleri yönetmeliklerine uygun olmadığı için bazen yanlışlar doğabiliyor. Nasıl ki gölgede ya da güneşte, sulak ya da kurak yerde yetişen meyvelerin lezzet farklılığı oluyorsa, doğal ilaç olarak kullanılan bitkilerin yetiştiği yerlere göre içerdiği etkili madde de farklı olabiliyor.

Ayrıca bitkilerde çevre kirliliğinin etkileri görülebileceği gibi, bitki toplama sırasında istenmeyen başka bitkilerin, hatta bazen zehirli olanların karıştığı da görülebiliyor. Bir süre önce Amerika'da yapılan bir çalışmada Asya kökenli 260 doğal ilaçta yapılan tahlillerde, ilaçların 83 tanesinde, normalde bulunmaması gereken efedrin, klorfeniramin ve metiltestosteron gibi kimyasal maddelerle, arsenik, kurşun ve cıva gibi çok zehirli ağır metaller bulunduğu belirlenmiş.

Alternatif yöntemler çoğu zaman önemli yararlar sağlıyor ama hangi yöntemin kimin tarafından uygulandığına dikkat edilmesi şartıyla.

Bir diğer şart da, çeşitli ülkelerden gıda maddesi ruhsatıyla ithal edilip, eczane dışında gelişigüzel yerlerde satılan ilaçlara bir denetim getirilmesidir. Bu konu ülkemizde maalesef hala ciddi bir düzenleme bekliyor.
alıntı