Kurucusu Alman Filozof Edmund Husserl’dir.
Bu akım,fenomenleri ve bilincin verilerini inceleyerek fenomenin içindeki özü yakalamaya çalışır.Bir başka temsilcisi ise Max Scheler’(1874-1982)dir.
Edmund Husserl (1859-1938):Husserl felsefede özneden yola çıkar.Öznenin temeli Husserl’e göre bilinçtir.Bilinç,kendi içine kapanmış olmayan,atılım ve ve nesnesine yönelim içinde bulunan bir varlıktır.
Husserl’e göre insan bilinci ile nesne arasındaki söz konusu yönelim ilişkisinin iki farklı türü vardır.Birincisinde bilinç nesneyi sezgisel yoldan ve asli bir şekilde kavrar.Diğerinde ise bilinç,boş bir yönelim aracılığı ile yalnızca nesneyi gözlemleyebilir.O,bu çerçeve içinde bilincimizin bir ses ya da renk gibi duyusal (beş duyu ile algılanabilen) nesneleri tecrübe etmekle kalmadığını;,buna ek olarak, algıladığı nesnelerin saf anlamlarını ve mantıksal özlerini de kavradığını söyler.
Bu anlayışa göre öz fenomenin içindedir ve bilinç,bu özü sezgi yoluyla yakalayabilir ve kavrayabilir.O’na göre bir nesnenin özünü kavrayabilmek için; onun özüne ait olmayan tüm tesadüfi özelliklerin,ilgisiz görüşlerin bir kenara bırakılması “parantez içine alınması” gerekir.Varlıkları belirleyen, bir takım önemsiz özellikler değil de onları meydana getiren özelliklerdir.Bunları ise yalnızca bilinç ortaya çıkarabilir.
Örneğin insanın özü akıldır,akıllılıktır.Bu özü yalnızca insana anlam veren bilinç yakalayabilir.Bundan dolayı saf bilince ulaşabilmek ve bilincin tecrübe ettiği özleri yakalayabilmek için duyuların sağladığı tüm verilerden ,hatta dış dünyanın var oluşundan bile vazgeçilmelidir.Bunun için de günlük yaşam,din,bilim ve tarihin sağladığı tüm görüş,kanaat ve önyargılar parantez içine alınır.Böylece insanın öze ulaşmasını engelleyen,öze ait olmayan öğeler,kısa bir süre için yok sayılır.