![]() |
| | |||||||
Bilim Teknik katogorisinde yer alan Astronomi,Uzay forumu içinde "Atmosfer" başlıklı konu görüntüleniyor. Konunun içeriği "Dünya'nın ya da başka bir gezegenin çevresindeki hava'ya da gaz katmanlarına atmosfer denir. Dünya’yı kuşatan atmosfer yeryüzündeki canlılar için koruyucu bir perdedir. Canlılar derken sadece insan düşünülmemelidir. Hayvan, nebat ve ..." şeklinde özetlenebilir.
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 97
Rep Gücü: 5 ![]() ![]() ![]() ![]() | Atmosfer Dünya'nın ya da başka bir gezegenin çevresindeki hava'ya da gaz katmanlarına atmosfer denir. Dünya’yı kuşatan atmosfer yeryüzündeki canlılar için koruyucu bir perdedir. Canlılar derken sadece insan düşünülmemelidir. Hayvan, nebat ve bunun yanı sıra madenin de canlılığı söz konusudur. Atmosfer, geceleri uzayın soğuğunu, gündüzleri Güneş’in kavurucu sıcağını önleyerek Dünya’daki sıcaklığın gün boyunca belli sınırlar içinde kalmasını sağlar. Atmosferde iki tür gaz bulunmaktadır. Bunlar başta azot (%78), oksijen (%21), argon (% 0.9) olmak üzere karbondioksit, neon, helyum, kripton, ksenon, hidrojen ve daha az oranlardaki öteki gazlardan oluşan ve miktarları her yerde aynı olan gazlar ile karbonmonoksit (CO), kükürtdioksit (SO2), ozon (O3) ve su buharını (H2O(gaz)) da içeren ve yoğunlukları bulundukları bölgeye ve zamana bağlı olarak değişen gazlardır. Büyük bölümü 30-80 km arasında bulunan ozon, Güneş’ten gelen zararlı mor ötesi ışınları soğurduğundan, yer üzerindeki yaşam ve atmosfer süreçleri açısından büyük önem taşır. Güneş sisteminde, Merkür dışındaki tüm gezegenlerde, hatta kimi gezegenlerin uydularında bile atmosfer Bulunur. Bu atmosferlerin kalınlığı, içerdiği gazlar ve yapısı gezegenden gezegene değişir. Örneğin Mars'ta, Karbon dioksitten (CO2) oluşan ince ve soğuk bir atmosfer vardır. Öte yandan Venüs'te başta yine CO2 olmak üzere, azot, kükürt dioksit ve su buharından oluşan çok yoğun ve sıcak bir atmosfer bulunur. Mars'ın yüzey sıcaklığı -130°C' ye kadar düşerken Venüs'te sıcaklık 500°C kadardır. Mars'ın atmosferi çok incedir ve Güneş'ten gelen yüksek enerjili morötesi ışınları engelleyecek bir yapıda değildir. Öte yandan Venüs'ün atmosferindeki bulut tabakası öylesine kalındır ki yüzeyden Güneş'i görmek olanaksızdır. Her iki gezegenin atmosferi de bugün için hem insanlar hem de Dünya'daki başka canlılar açısından kimi mikroorganizmalar dışında- bu gezegenleri yaşanamaz kılıyor. Yeryüzünde yaşam, atmosferimizin oluşturduğu uygun koşullar sayesinde başlamış ve onun değişimleriyle birlikte evrim geçirerek biçimlenmiştir. Ay’ın ve Merkür’ün çevresinde atmosfer yoktur. Mars’ın atmosferi ise çok seyreltiktir ve en çok karbondioksit ile azot içerir. Venüs’ün çok yoğun olan atmosferinin temel bileşeni de karbondioksittir. Jüpiter’in ve daha ötedeki gezegenlerin atmosferlerinde en çok amonyak ve metan bulunur. Çekirdek kaynaşması (füzyon) sonucunda sürekli olarak önce helyuma, sonra öbür elementlere dönüşen aşırı derecede kızgın hidrojen atomlarından oluşmuş çok yoğun küreler halindeki yıldızların da atmosferi vardır. Yıldızların kütlesine oranla yoğunluğu çok daha az olan bu atmosferler hidrojen gazından oluşur Bilim adamları, oluşumunun ilk aşamalarında Dünya'nın bir atmosferi bulunmadığını düşünüyorlar. Tektonik hareketlerin sonucunda Dünya'nın iç kısımlarından gelen gazların zamanla bir atmosfer oluşturduğu var sayılıyor. Bu ilk atmosferin içeriği ve yapısı bugünkünden çok farklıydı. Örneğin oksijen yok denecek kadar azdı; bir ozon tabakası da yoktu. Günümüzde dünya atmosferini oluşturan temel gazlar azot (N2) ve oksijendir (O2). Bu iki gazın yanı sıra argon (Ar), karbon dioksit (CO2), metan (CH4), su buharı (H2O), eser miktarda başka gazlar ve havada asılı küçük parçacıklar, aerosollar, bulunur. Atmosferimiz, birbiriden farklı özellikler gösteren katmanlardan oluşur. Gazların, her katmandaki oranları değişiktir. Ama ilk yüz kilometre boyunca azotun (% 78) ve oksijenin (% 20,5) oranları pek değişmez. Yükseklik arttıkça katmanlardaki gazların yoğunluğu (metreküpteki atom ya da molekül sayısı) da düşer. Atmosferdeki ısı derecesinin düşey doğrultuda değişmesini göz önünde tutarak yapılan sınıflandırma aşağıdaki gibidir; Troposfer : Atmosferin en alt bölümüdür. İçinde bizim de yaşadığımız bu katman bütün atmosfer kütlesinin yaklaşık % 75'ini kapsar. Meteoroloji olayları ve bütün bulutlar bu katmanda oluşur. Troposferde yükseldikçe hem basınç, hem sıcaklık azalır. Bu katmanın üst kesimlerindeki sıcaklık -55 oC dir. Birçok enlemde troposferin yüksekliği 8 km kadarken, ekvatorda 18 km’ yi bulur. Uzaydan bakıldığında, dünyamızın yaydığı enerjinin dalga boyuyla, -18°C' deki bir cisimden yayılan enerjinin dalga boyunun aynı olduğu görülür. Ne var ki Dünya'da ortalama yüzey sıcaklığı 15°C'dir. Bu durum, ısının yer yüzüyle atmosferin alt katmanları arasında tutulduğunu gösterir. Gerçekten de Güneş'ten Dünya'ya gelen enerji, troposferde tutulur. Atmosfer olayları diye adlandırdığımız rüzgar, yağmur, dolu, fırtına vb. olaylar hep bu en alt ve en yoğun tabaka olur. Stratosfer : Bu katmanda da yükseklik arttıkça hava giderek seyrekleşir. Seyreltik havanın direnci düşüktür, bu nedenle stratosferin alt katmanları jet uçuşları için idealdir. Buna karşılık daha üst katmanlarda motorların bir itme kuvveti oluşturmasına yetecek ölçüde hava yoktur. Bu katmanda 28 km’nin üstünde sıcaklık artar ve 50 km yükseltide 10 oC ye ulaşır. Ama yükseltiden sonra tekrar düşmeye başlar. Mezosfer : 50 km’nin üstündeki yükseltilerde başlayarak, deniz yüzeyinden yaklaşık 80 km yüksekliğe kadar uzanan katmandır. Mezosfer kuşağı boyunca sıcaklık hızla düşer, orta enlemlerde -80 oC kadar olur. Termosfer (İyonosfer) : Mezosferin üstünde, sıcaklığın yükseltiyle birlikte yeniden arttığı katmandır. Yaklaşık 80 km den, 500 km yüksekliğe kadar uzanan bu katmanın bir adı da İyonosfer’dir. İyonosferde hava çok seyrektir ve gaz molekülleri çok seyrek olarak dağılmıştır. Bu moleküllerin sıcaklığı 180 km yükseklikte 395 oC ye, 320 km yükseklikte ise 700 oC ye ulaşacak kadar yüksektir. Bu katmandaki parçacıklar Güneş'ten gelen ışınların etkisiyle iyonlaşmış, yani elektrik iletkeni haline gelmiştir. Bu nedenle, iyonlaşmış parçacıkların en yoğun olduğu katmanlar, radyo dalgaları için bir yansıtıcı görevi görür. Biri yaklaşık 110, diğeri 240 km yükseklikte yer alan iki önemli yansıtıcı katman vardır. Yansıtıcı katmanların ötesinde de, Dünya'nın magnetik alanına yakalanmış yüklü parçacıkların oluşturduğu Van Allen ışınım kuşakları yer alır. Magnetosfer (Manyetosfer) : Bu katmana “mıknatısküre” ya da “çekimküre” de denilmektedir. Yeryüzü yoğun bir radyasyon alanıyla kaplı olup, bu radyasyon alanına Van Allen Alanı adı verilmektedir. Van Allen alanı iki kuşağa bölünmüştür ve dünyayı tümüyle çevrelemez. Atmosferin katmanları, kimyasal bileşimleri dikkate alınarak da sınıflandırılmaktadır; Homosfer : Deniz seviyesi ile 100 km yükseklik arasındaki bu katmanda havayı meydana getiren başlıca elementlerin, özellikle de azot ve oksijenin oranı fazla değişiklik göstermemektedir. Heterosfer : 100 km ile 1000 km arasındaki katmandır. Bu katmanda azotun yanı sıra hidrojen ve helyum gibi hafif gazlar çok miktarda bulunur. Egzosfer : 1000 km den sonra başlayan katmandır. Egzosferde atmosferin yoğunluğu o denli düşüktür ki, molekül çarpışmaları giderek yok olur ve buna bağlı olarak da sıcaklık kavramı bilinen anlamını yitirir. Bu bölgede hidrojen ve helyum gibi hafif atomlar yerçekiminden tümüyle kurtulmalarına yetecek hızlara ulaşabilirler. ''Alıntıdır.'' |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Hiper Aktif ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 1.008
Rep Gücü: 11 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Atmosfer Atmosfer Eski Yunanca atmos (buğu) ve sphaira (küre) sözcüklerinden oluşan atmosfer, bir uzay cismini saran gaz kümesini anlatır. Yerçekimi nedeniyle bu gazin içinde yer alan elementler uzay cisminden kopup boşluğa karışamazlar. Dünya?nın atmosferi 1.500 km yüksekliğe kadar çıkan bir küre oluşturur, ama toplam kütlesinin dörtte üçü en alttaki 10,5 km. bölümde bulunur 1- Atmosferin Bileşimi 2- Atmosferin Yapısı 3- Eterdeki Radyo Dalgaları Atmosferin Bileşimi Atmosfer, yerkürenin kati bölümünü saran, çoğunlukla gaz ve buharlardan oluşan bir kılıftır. Toplam kütlesinin yaklaşık 5,1 x ve buharlardan oluşan bir kılıftır. Toplam kütlesinin yaklaşık 5,1 x 1.000.000.000.000.000 (15 sıfır) ton olduğu sanılmaktadır; bu da Dünya?nın toplam kütlesinin milyonda birinden daha azdır. Atmosferin yeryüzüne yakin katmanlarının yüzde 75,5?i azot, yüzde 23,1?i de oksijenden oluşur. Su buharı da, mevsimlere ve bulunulan yere göre değişiklikler göstermesine karşılık, atmosferin önemli bir parçasıdır. Atmosferde ayrıca argon, karbondioksit, neon, helyum, metan, kripton, hidrojen, ozon ve ksenon bulunur; bunlara toz ve duman gibi Maddeler de katılır. 100 km yükseğe kadar azot-oksijen oranında önemli bir değişiklik olmaz, yalnızca 20?30 km arasındaki yüksekliklerde bir ozon yoğunlaşması gözlenir. Bu ozon katmanının önemli bir işlevi vardır, çünkü güneşten gelen morötesi ısınların büyük bir bölümü bu katman tarafından süzülür. Ama buradaki ozon hem miktar, hem de yüzde olarak çok fazla değildir. 100 km. üzerinde hızlı bir isi düşmesi gözlenir. Buradaki gazlar artik çok ince katmanlar biçimindedir. Daha çok da hafif gazlar bulunur. Bu gazlar morötesi ısınların etkisiyle ayrışır ve böylece burada oksijen serbest Atom lar halinde bulunur. Işıl ayrışma dene bu olay 200 km yükseklikte daha da yüksek bir düzeye çıkar. 600?1,500 km arasında atmosferdeki oksijenin yerini, güneşteki lekelerin durumuna göre değişen bir biçimde, helyum alır, bunun üstünde de bir hidrojen katmanı bulunur. Onun için burada yerküreyi çepeçevre saran bir hidrojen tacından söz edilebilir. Su buharı, yer ve zamana göre değişen biçimde, atmosferin alt katmanlarına karışmış olarak bulunur ve yaklaşık 10?15 km yükseklikten sonra azalmaya baslar. Yeryüzünün iklim ve meteoroloji koşulları üstünde bu su buharının önemli bir rolü vardır, çünkü bulutlara asili olan su buharı yağış olarak yeryüzüne düşer. Atmosferin Yapısı Atmosfer, kendini isi farklılıklarıyla gösteren çeşitli bölümlere ayrılır. Bunların en altta, yeryüzüne en yakin olanına troposfer denir. Troposferin bir sonraki katman olan stratosfere kadar yüksekliği kutuplarda 7?8 km. Ekvator?da ise 16?17 km. bulur. En önemli özelliği yüksek ölçüde su buharı içermesi ve içinde havanın yatay olduğu kadar düşey hareketler de yapmasıdır. Yükseğe çıkıldıkça isi da düşer; bu düşüş stratosfere kadar sürer. Bu katmandaki isi Ekvator?da ?80 dereceyken kutuplarda ?55 derece dolayındadır. Atmosfer tüm hava dolaşımı, bulutlar ve fırtınalar, kısacası meteorolojik olayların hepsi troposferde, yani en çok 8?13 km. arasında olur. Troposferden sonra stratosfer gelir. O da ortalama 11?50 km. arasında yer alır. Sıcaklık troposfer ile stratosfer arasındaki bölgede ?55 ile ?80 derece arasında değişirken, stratosferin üst bölümlerinde +50 dereceye kadar çıkar. Bunun nedeni morötesi ısınların bu bölgede emilmesidir. Ozon katmanının oluşması da zaten bu sürecin bir sonucudur. Yeryüzünde yasam için gerekli olan ozon, stratosferin bu üst katmanlarında üretilir. Stratosferde gözlenen isi değişmelerinin ise mevsimlere bağlı olduğu belirlenmiştir. Stratosferden sonraki bölüme mezosfer adi verilir, o da 80 km yükseğe kadar çıkar. Mezosferde isi yeniden ?80 ile ?130 dereceye kadar düşer. 80 km. 1.000 km. kadar olan bölüme iyonosfer adi verilir. Burada isi gene belirgin bir biçimde artar. Gündüz ya da gece olmasına göre 600 km yükseklikte 1.000 ile 2.500 derece sıcaklıklar vardır. Adından da anlaşıldığı gibi, atmosferdeki gazlar bu katmanda düzenli bir iyonlaşma süreci içindedir; iyonlaşma daha yüksek bölgelerde daha da yoğunlaşır. Ekzosfer ise atmosferin son katmanını oluşturur. Burada artik belirgin bir sinir olmadan boşluğa geçiş vardır. Eterdeki Radyo Dalgaları 1902 yılında Oliver Heaviside ile Arthur Kennelly birbirlerinden habersiz, çok yükseklerde iyonlaşmış hava katmanları bulunduğunu belirlemişlerdi. O zamandan beri bu tür elektrik ileten katmanların şayisinin daha da çok olduğu bulunmuştur; bunlar radyo dalgalarının dünyaya geri yansıtılmasında kullanılmaktadır. Elektron yoğunluğu ve iletkenlik özelliklerine göre her katman belli uzunluktaki radyo dalgalarını yansıtır, bu da radyo dalgalarının yerküreyi dolaşmasını sağlar. Hava moleküllerinin iyonlaşması güneş ısınlarına bağlı olduğu için, radyo dalgalarının yayılması da güneşten ve onun üstündeki lekelerin hareketinden etkilenir. paylaşımın için sağol farfaracım ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Super Moderator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: istanbul, shumen, constatnza, odessa Yaş: 40
Mesajlar: 482
Rep Gücü: 9 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Atmosfer Biz Radyo elektronik ve haberlesme bransi olanlar genelde atmosferin farkli tabakalarini kullaniyoruz'' Telsiz dalgalari ni Stratosferden yansitarak en uzun atlama mesafesini yakalariz' boylece aksam sartlariyla 50 watt gibi basit bir cihazla japonyayala dahi gorusme saglariz'' ama ucak kullananlar genelde UHF *VHF bandi bide uyanik havacilar bizim INMARSAT uydu sistemini kullanmaya hic utanmazlar' bilseler ki o sistem sadece bizim icin yapilmis' INMARSAT A-B mini M station 12 hollanda istasyonu' NAVSTAR-GLOBSTAR uydular genelde atmosferin icindedir' ama yercekiminine girmeyecek bir alanda'' |
| | |
| | |