![]() |
| | |||||||
GİRİŞ & MERHABA katogorisinde yer alan Polemik forumu içinde "KANAL TÜRK Hakkında" başlıklı konu görüntüleniyor. Konunun içeriği "Bir avuç gözü kara 'deli gönül'ün, varlarını yoklarını ortaya koyup, inandıklarını dile getirip düşündüklerini söyledikleri, AKP'ye sert muhalefet yapılan, ama karşıt görüşlere de yer veren, birbirinden donanımlı ve yetenekli insanların, ..." şeklinde özetlenebilir.
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Administrator ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Samsun Yaş: 33
Mesajlar: 1.986
Rep Gücü: 50 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | KANAL TÜRK Hakkında Bir avuç gözü kara 'deli gönül'ün, varlarını yoklarını ortaya koyup, inandıklarını dile getirip düşündüklerini söyledikleri, AKP'ye sert muhalefet yapılan, ama karşıt görüşlere de yer veren, birbirinden donanımlı ve yetenekli insanların, beş aydır maaş almadan, özveriyle çalıştıkları bir televizyon kanalı. Bir özelliği var: Çok seyrediliyor. Vay sen misin etine buduna bakmadan AKP'ye kafa tutmaya kalkan dendi ve AKP İktidarı, küçücük Kanaltürk'ü 'bitirme' planında önce Maliye'yi kullandı. Onlarca müfettiş bir yıldır ablukaya aldı kanalı. Yetmedi, reklam verenlere tek tek telefon açtırıldı, gözdağ ı verdirildi. Derken RTÜK sopası devreye girdi, dünya medya tarihine geçecekcezalar kesildi. Son darbeyi, üç gün boyunca reklam yasağıyla indirdiler. Neymiş efendim? Yolsuzluk ve Yoksulluk programında bir tekzip 20 saniye sonra döndürülmüş. Ama döndürülmüş, hem de gecikmeden dolayı özür dilenerek bir kez daha döndürülmüş. Hiçbir biçimde cezayı hak etmiyor Kanaltürk. Hele 20 saniyelik bir gecikmeye, üç günlük reklam kesintisi, insafsız bir infaz! İnfazcı niçin RTÜK? Çünkü Tuncay Molloveisoğlu, ki bence Uğur Mumcu'dan sonra Türkiye'nin en iyi araştırmacı gazetecisidir, Yolsuzluk ve Yoksulluk programında Almanya'daki Deniz Feneri Derneği ve Kanal 7'ye yapılan baskınla tutuklanan yöneticilerini gündeme getirdi. Alman polisi,Deniz Feneri'nin 'yoksullara yardım' diye topladığı 14 milyon euro'nun kayıp olduğunu ve bu paradan 7 milyon euro'nun Kanal 7'ni n Almanya şubesi Euro 7'ye aktarıldığını tespit etmişti! Ama Tuncay Mollaveisoğlu araştırmayı derinleştirince: RTÜK başkanı Zahit Akman'ın Kanal 7'nin kurucuları arasında olup, bu görevinden ancak RTÜK üyesi seçildikten sonra 30 Eylül 2005'te ayrıldığıve... Kanal 7 hisselerini Alman polisi tarafından tutuklanan Deniz Feneri Derneği Başkanı Mehmet Gürhan'a devrettiği, iddiasına da ulaştı. Hem de belgeleriyle! Belgelerle destekli bu iddia, CHP'li Milletvekili Emin Koç tarafından meclis gündemine taşındı ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın önünde soru önergesi olarak duruyor. Zahid Akman'ın RTÜK'ü, işte başkanına yönelik bu yolsuzluk iddiası yüzünden infaz ediyor, Kanaltürk'ü. Ve iddianın ucu kimbilir kimlere dayanıyor ki kaybolan 14 milyon euro'luk 'yoksul yardım' larında, AKP İktidarı da Kanaltürk batınca rahat bir soluk alacak... mı dersiniz ? Fos büyüklük var, pos büyüklük var. AKP'ninki fos büyüklük. Yoksa bu kadar korkar mıydı, küçücük Kanaltürk'ün posundan? NOT: mail adresime gelen bir e-mailden alıntıdır |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Yeni Uye Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 8
Rep Gücü: 0 ![]() | Cevap: KANAL TÜRK Hakkında Harika bir ampul hikayesi Bu hafta sizlere internet sitelerinde ve mail zincirlerinde dolaşan bir hikâyeyi yazmak istiyorum. Sonuna kadar okuyun, sonra kendi “kıssadan hissenizi” çıkarmayı da unutmayın. Koyu geyik muhabbetinin düğümlendiği durumlardan birinde, iki kafadar bir iddiaya girer. Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü ağzına tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz 100 mumluk ampulü... Ve sığdırır da. Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından geri çıkaramamaktadır. Arkadaşı hayret eder bu nasıl iş diye, o da evdeki başka bir ampulü ağzına sokar ve o da çıkaramaz. Bunun üzerine iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verirler. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye atlarlar. Konuşma zorluğu çekerek taksiciye dertlerini anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da “Nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şuna, şaka mı yapıyorsunuz?” diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile girerler. Taksici ayrılır. Doktorlar çocukları beklemeleri için bir odaya alırlar. Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür, ağzında bir ampulle. Taksici çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul almış ve denemiştir! Gelelim kıssadan hisseye: Şimdi anladınız mı Ampul Partisi’nin Türkiye’de nasıl iktidara geldiğini? Bir şey olmaz diyen herkes denedi ve gördü, ampul girdiği yerden kolay çıkmıyor. Can Ataklı |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| | |