AktifBir FORUM  

Geri git   AktifBir FORUM > GİRİŞ & MERHABA > Serbest Kürsü

Şöhret, yönetmenin yatağından geçiyor

GİRİŞ & MERHABA katogorisinde yer alan Serbest Kürsü forumu içinde "Şöhret, yönetmenin yatağından geçiyor" başlıklı konu görüntüleniyor. Konunun içeriği "Şenay Düdek: 'Piyasadakilerin çoğu sanatçı değil. Gazete bile okumuyorlar' Yeni kitabı 'Gölge Hayatlar'da, şöhretin bedelini bedenlerinden ödün vererek ödeyen ünlülerin öykülerini anlatan Şenay Düdek: Ben hiç bedel ödemedim. Şöhret için ..." şeklinde özetlenebilir.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-02-2008, 12:06 AM   #1 (permalink)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 809
Rep Gücü: 5 Gazi is a jewel in the roughGazi is a jewel in the roughGazi is a jewel in the roughGazi is a jewel in the rough
Şöhret, yönetmenin yatağından geçiyor

Şenay Düdek: 'Piyasadakilerin çoğu sanatçı değil. Gazete bile okumuyorlar'

Yeni kitabı 'Gölge Hayatlar'da, şöhretin bedelini bedenlerinden ödün vererek ödeyen ünlülerin öykülerini anlatan Şenay Düdek: Ben hiç bedel ödemedim. Şöhret için kıçımı başımı oynatmadım!..

Kırk sekiz yıllık ömrünün 30 senesini magazin gazeteciliğine adamış bir isim Şenay Düdek... Bu süreçte şöhretler dünyasındaki en mahrem sırlara tanık olmuş. 3. kitabı 'Gölge Hayatlar-Yaşanmış Şehir Hikayeleri-'nde bu sırlarla dolu gölge hayatları anlatıyor. İnsanları, kendi deyimiyle her gün biraz daha karabasanlaşan magazin dünyasının sahte ışıkları içinde bir yolculuğa çıkarıyor çünkü ders alsınlar istiyor. Ve artık magazini sevmediğini, magazinin kirlendiğini söylüyor.

ARTIK HAYATIMI YAŞAMALIYIM

Kitabından konuşmadan önce Posta gazetesinde yazmayı neden bıraktığını soruyorum ve şu yanıtı alıyorum: "13 sene, 2 ay, 19 gün çalıştım orada. Artık haftanın bir günü bir kanalda şovumu yapmak, kalan günlerde ise elimde fotoğraf makinemle Türkiye'yi ve dünyayı gezip seyahat yazıları yazmak istiyorum. Belim kırık, elim kırık. Vücudumda 17 tane platin var. Maddi durumum iyi. 50 yaşına geliyorum, kim yiyecek paralarımı? Artık hayatımı yaşamalıyım. Magazin yapmak istemiyorum..."

* Neden 'Gölge Hayatlar'?

Çünkü kitabımdaki hayatlar gerçek ama gölge! Gerçeği, bu olayları yaşayan ünlülerin isimlerini vermeden anlattığım için gölge. Podyumdaki, sahnedeki, iş dünyasındaki cafcaflı hayatlar yaşayan insanların yaşantılarına gölge olmuş olayları içeriyor bu kitap.

* Bir gün bu hayatları isim vererek yazmayı düşünüyor musunuz?

Hayır. Bu basın kaliteme de, aileme terbiyeme de uygun düşmez. Böyle bir karar alsaydım, ilk kitaptan itibaren isim vererek yazardım. O zaman da kitabın satışı 2 milyonu bulurdu. Hatta Türkiye'de iktidarlar bile değişebilirdi. Ben Allah'a inanan biriyim. 5 vakit namaz kılıyorum. Umre'ye gittim, Hacca da gitmek istiyorum. Bana yakışmazdı bu isimleri açıklamak.

* Kitapta 15 ayrı hikaye var...

Aslında daha çok hikaye vardı çünkü piyasaya her gün yeni şöhretler çıkıyor. Türkiye'de en kolay iş şöhret olmak. Bir dünya şarkı ve oyunculuk yarışması yapılıyor. Kimsede eğitim aramıyoruz. Sesi güzel olan herkes şarkıcı, oyun gücü olan herkes oyuncu oluyor. Her güzel kız da manken oluyor. Şöhretlerimizin çoğu ilkokul mezunu, tezgahtarlıktan gelme, varoşlarda büyümüş tipler.

BEDEL YATAKTA ÖDENİYOR!

* Ne yaman bir çelişki! Bir yandan AB ve eğitim diyoruz, bir yandan da hiç eğitim almadan yıldız haline gelenleri görüyoruz. Gençler de kısa yoldan şöhret olanlara özeniyor...

Kitabımın amacı gençleri uyarmak. Ekranlardaki ünlüler, eğer eğitimleri yoksa şöhret olmak için çok ağır bedeller ödüyorlar. Bunları elde ederken bedenlerinden, fiziklerinden ve beyinlerinden vermişler. İnsan sevmediği bir adamla yatar mı? Bu insanlar yatıyor! Türkiye'de şöhret hala yönetmenin, gazinocunun yatağından geçiyor. Piyasa manken dolu. Barbie Operasyonu'nda yakalananlar bile kendilerini manken diye tanıtıyor. İnsanlar önce eğitim almalı. Meltem Cumbul'u hepimiz takdir ediyoruz. Nurgül Yeşilçay'ı, Özgü Namal'ı, Vildan Atasever'i, Bergüzar Korel'i ayakta alkışlıyoruz. Bu kızların hepsi önce okumuşlar, sonra şöhret olmuşlar. Üstelik çok da yetenekliler. Eğer eğitim almıyorsanız, o zaman sonucuna da katlanmak zorundasınız.

* Şöhretin bu kadar ucuzlaması nedeniyle sanatçı kelimesi de ucuzladı.

Piyasada gerçek sanatçı olarak nitelendirebildiğiniz kimler var?

Piyasadakilerin çoğu sanatçı değil. Türkan Şoray ve Ajda Pekkan sanatçıdır. Onların karşısında otururken hala elim ayağım titrer. Sezen Aksu'nun sanatına her zaman büyük saygı duymuşumdur. Nazan Öncel de sanatçıdır. Kadir İnanır kim ne derse desin ağırlığıyla çok önemli bir isimdir. Kenan Işık da öyle. Türkiye evine komşusuna hava olsun diye ne kadar gazete varsa alıp, kendisiyle ilgili haber var mı diye bakıp, sonra tüm gazeteleri çöpe atan ünlülerle dolu. Sizin saatlerce uğraşıp bastığınız gazeteyi sadece üzerinde hizmetçisine bir şeyler ayıklatmak için kullanan ünlüler var bu ülkede. Sanatçılıktan çok uzaktalar...

* Bazen eğitimliler de ucuz şöhretlere özeniyor. Mesela Tolga Karel'in altyapısı çok sağlam ama herkes onu Arzu Yanardağ ile girdiği eşcinsel polemiği ile hatırlıyor...

Sana çok yeni bir olayı hatırlatayım. Seda Sayan'la Onur Şan evleniyor. Yıllar önce Onur'u dizimde oynatmıştım. Ta o zamanlar bana, "Abla ben ne zaman şöhret olacağım?" derdi. Yıllardır bu işin içinde, 3 tane albüm yapmış, çok iyi bağlama çalıyor ama herkes onu Seda'yla ilişkisinden sonra tanıdı. Onu programıma çağırdığımda ekibim, "Bu adam ne iş yapıyor?" demişti. Racona uymadığı için, Onur hep geride kaldı. Tolga Karel'e de birileri, "Sen bu eğitiminle sanatını icra edersin ama eğer Televoleler'e çıkmazsan sana kimse iş vermez" dedi. Tuğba Altıntop mesela. Kızın çok güzel bir sesi var ama albümü satmıyor. İnzivaya çekildi, Rafet El Roman'ı reklam için kullanmak istemedi ama olmadı. Baktı ki albümü satmadı, yine piyasaya çıktı. Ne yapsın? Rafet'i kullanırsa patlayacak. Dönen çarka uymak zorundasınız. Magazin programlarına çıktığınız, gündemde kaldığınız sürece daha çok iş yapıyorsunuz. Fiyatınız 5'e katlanıyor.

KİMSE BANA KARIŞAMAZ!

* Kitabın içinde ahlaksız tekliflerden de bahsediliyor. Geçenlerde Rahşan Gülşan da köşesinde bir ünlüden aldığı bu tür bir teklifi yazmıştı. Siz 30 yıllık meslek hayatınız boyunca hiç karşılaştınız mı bu tür tekliflerle?

Hayır çünkü ben ünlü bir kabadayının kızıydım. Her zaman arkamda babamın gücü vardı. Emniyet, yeraltı camiaları, gazino patronları beni tanıyordu. Kimse ahlaksız teklif getirmeye cesaret edemezdi.

* Sert imajınız ve erkeksi tavırlarınız kendinizi korumak uğruna taktığınız bir maske mi?

Evet. Benim bir kabadayının kızı olarak hep lider bir duruşum vardı. Ukalalık olarak algılamayın ama 21 yaşında Yazı İşleri Müdürü, 28 yaşında Genel Yayın Yönetmeni oldum. Ben hep baştım. İktidardaysanız bir duruşunuzun, sert bir tavrınızın olması şart. Gazeteciliğe başladığım zamanlarda, gazetede çalışan sarışın bir hatun vardı. Ona hem haber müdürümüz, hem fotoğraf servis şefimiz aşıktı. İşi ben getiriyordum ama minileri o giydiği için haberlerim onun imzasıyla giriyordu. Bunları yaşamış bir insan olarak da ister istemez sert bir tavır geliştirdim. O sert duruşumu da hep korudum. Hiçbir zaman kırıtık olamadım. (Gülüyor)

* Geçenlerde Bülent Ersoy'dan aldığınız talimatlar doğrultusunda bazı şeyleri yazmadığınız yönünde haberler çıktı...

(Haberi gösteriyorum, şaşırıyor) Aslı yok bunların. Elbette ki yazmadığımız şeyler oluyor. Benim ünlülerle paylaştığım ne sırlar var. Hepsini yazmaya kalksam, ben ben olmam. 30 senelik meslek hayatımda bir Allah'ın kulundan bir çift çorap bile almadım. Hiç kimse, hiçbir şekilde yazılarıma müdahale edemez. Varsa aksini iddia eden televizyonculuğu da bırakırım, her şeyimi de. Ben her zaman özgürüm, dobrayım. Kıçım başım oynamaz benim, kıvırtmam ben!

Ajda Pekkan için böbreğimi bile veririm

* 30 yılda çok dostluk biriktirmişsinizdir. Ünlü dostlarınız kimler?
Ajda Pekkan ve İpek Tuzcuoğlu. Onlar dışında hiç kimseye sırtımı dönmem, kimseye güvenemem. Ben çok dost biriktirdim. Dostluk paradan daha değerli oldu benim için. İpek benim gibi İzmirli, kardeşim gibidir. Bana her şeyini anlatır. Ajda Pekkan'la da 30 yıldır kardeşiz. Ne zaman alo desem, koşar gelir ve bana her türlü desteği verir. Düşüp kolumu kırdığımda yoğun bakımda gözümü açtım ve bir ıslaklık hissettim. Ajda başucumda ağlıyordu. Ondan karpuz ve kiraz istemişim. O da gecenin 3'ünde marketleri turlayıp getirmiş. Ben Ajda'yı unutamam. İstesin, çıkarır böbreğimi veririm. İpek ve o, can dostumdur.

* Bir röportajda "Aseksüelim" dediniz...

Artık 48 yaşındayım. Ben de zamanında flört ettim. Babam öldükten sonra ailemi sahiplendim. Dolayısıyla bende hep liderlik duygusu ön plana geçti ve cinselliği bıraktım. Artık benim için en büyük sevgili Allah. 2 sene sonra yılın 10-15 gününü Mekke'de Medine'de geçirmeyi düşünüyorum.

* Magazin dünyasındaki çarpık ilişkilerde sizi cinsellikten soğutmuş olabilir mi?
Aldatmamak özellik haline gelmiş artık. "Bu yaştan sonra birini bulup evlensem, ne olacak?" diyorum. Yatakta ne güzel tek başıma yayılıyorum. Bu saatten sonra evlenip de kocamın donunu mu yıkayacağım?

Kadın talk-show'cu olmaya adayım!

* Hedefinizin Türkiye'nin Oprah Winfrey'si olmak olduğunu söylemişsiniz...

Evet. Kendi şovumu yapmak istiyorum. Hayatını okuduğum da gördüm ki benim eğitimim, aile yapım onu katlar. Demet Akbağ, "Türkiye'de kadın talk-show'cu yok" demiş. Ben adayım ve olacağıma da inanıyorum açıkçası. Yeni sezonda Cenk Eren'le yolumuza devam edip, bir gece şovu yapacağız. Ben kesin Oprah olurum ama Cenk ne olur bilemiyorum. (Gülüyor)

ECE SARUHAN-GÜNAYDIN
Gazi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-02-2008, 12:39 PM   #2 (permalink)
Super Moderator
 
orkunorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: istanbul, shumen, constatnza, odessa
Yaş: 40
Mesajlar: 482
Rep Gücü: 9 orkunorkun is a splendid one to beholdorkunorkun is a splendid one to beholdorkunorkun is a splendid one to beholdorkunorkun is a splendid one to beholdorkunorkun is a splendid one to beholdorkunorkun is a splendid one to beholdorkunorkun is a splendid one to behold
Cevap: Şöhret, yönetmenin yatağından geçiyor

kadın sanatçı olmak zordur, hem sesiniz güzel olmalı hemde vücudunuz, birazda genç olmak avantaj tabii ki, sessiz güzel sanatçılar da var ,

e tabii yöntemen ortaya bir yatak atmış beyaz çarşaflı yan tarafta diploma töreni ile şöhret oluyorsun şeklinde değil.

eskiden

erkek sesi güzel olursa tipi kurtarmasa da olurdu, şimdi yeni yetme genç erkek sanatçı lar da dudaklarına ruj sürüyor , nedir bilmem ama erkeklerde bir dönüş mevcut mu yoksa, yönetmenin cinsel tercihleri mi değişiyor hayırlısı olsun, bizde dönmeyelim inşallah
orkunorkun isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
roportaj, sohret, talk show, yatak, yonetmen

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:21 AM .


vBulletin © Jelsoft Enterprises Ltd.
Aktifbir.com kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!





Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0