AktifBir FORUM  

Geri git   AktifBir FORUM > GENEL & GÜNCEL > Kültür, Sanat > Resim, Heykel

Heykelde Romantizm

Kültür, Sanat katogorisinde yer alan Resim, Heykel forumu içinde "Heykelde Romantizm" başlıklı konu görüntüleniyor. Konunun içeriği "Heykelde Romantizm Kuşaklar boyunca, sanat tarihinin pek az bölümü Romantik çağ heykeli kadar uzmanlar tarafından değeri bilinmemiş ve yüzüstü bırakılmıştır. Heykel sanatı yıllarca, en iyi durumlarda bile teknik planda ilgi ..." şeklinde özetlenebilir.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18-12-2007, 04:58 PM   #1 (permalink)
Hiper Aktif
 
dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
o kadar uğraştım boşa gitti...
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 1.008
Rep Gücü: 11 dogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to behold
Arrow Heykelde Romantizm

Heykelde Romantizm

Kuşaklar boyunca, sanat tarihinin pek az bölümü Romantik çağ heykeli kadar uzmanlar tarafından değeri bilinmemiş ve yüzüstü bırakılmıştır. Heykel sanatı yıllarca, en iyi durumlarda bile teknik planda ilgi konusu yapılarak, donmuş bir dekoratif-'sanat ile duygusallık dolu kitsch (bayağı beğeni) arasına yerleştirildi.

Büyük tarihsel konuları işleyen nice mermer ya da bronz heykel grupları, Londra, Paris ve Viyana'daki uluslararası sergilerde ya da sergi salonlarında ve değişik estetik akımların göz kamaştırıcı sergilerinde olay yaratan nice alçı heykel müzelerin depolarına gömüldü. Sanat tarihçileri ve kolleksiyoncular, bu nesnelerin bir gün eleştirel ve bilimsel bir incelemeye lâyık olabileceklerini pek ender düşünmüşlerdir.

Bir romantik mimari tanımlaması yapmanın güçlüğü, ama buna karşın "Romantik Dönem" mimarisinden söz etmenin daha doğru olacağı bilinen bir şey. Fakat bir romantik heykelden söz edilebilir mi? Bir romantik müzik ya da resim gibi bir romantik heykel var mıdır?

Romantik dönemde heykel, tam anlamıyla özerk olan müzikten, ya da betimleme sanatında meydana gelen barok patlamasından sonra sınırları kesinlikle belli bir yüzeye giderek kapanan resimden tamamen farklı bir biçimde gelişti. Klasik çağda heykel için herhangi bir özerklik söz konusu değildi. Ama bazı temel düşünceleri inceleyecek olursak durumu daha iyi kavrayabiliriz.

Değişik sorunlar söz konusu. Örneğin bir "ilerleme" kavramı var. XIX. yüzyıla özgü niteliklerden biri olan ilerlemeye inanç, doğal olarak, madeni yapı kafeslerinin de tanıklık ettiği gibi, mimari alanına ve aynı şekilde heykel alanına aktarılmıştır. Sanat tarihçisi Gerhard Evers romantik heykel konusunda kabul ettiğimiz, ama günümüzde de anlam bulanıklığını sürdüren yargıya ilişkin olarak bazı temel öğeleri kesin olarak açıklayan tutarlı bir sonuç çıkarmıştır buradan: "Batı'da, 1500-1900 yılları arasında uzanan çağcıl zamanlarda, sanatın doğayı gözlemlemek ve onu sanat yapıtında yeniden üretmek gereksiniminden doğduğu bilinen bir gerçek; optik plânda az-çok kavranılabilecek ya da görülebilecek ve renk ya da taş sayesinde teknik olarak yeniden üretilebilecek şeyin kesin sınırlarına XVII. yüzyılda ulaşıldığını da biliyoruz: Örneğin, fotoğraf kadar aslına sadık olan Hollanda ev içi resimlerinde, ya da Bernin ve öğrencilerinin mermer heykellerinde görüldüğü gibi.

Hiçbir XIX. yüzyıl sanatçısı söz konusu çağın sanatçılarının teknik ustalığına sahip değildi ve sanat, o zamandan bu yana, sürekli olarak farklı, sürekli olarak yeni ve yaratıcı olabiliyordu, ama artık ilerleyemiyordu." Demek ki artık ilerleme sanat alanında değil, ama doğa bilimleri, tarihsel doğruluk, toplumsal koşullar ya da yapay ürünlerin teknolojisi gibi sanata az ya da çok bağlı alanlarda aranıyordu. Kitle üretimine olanak sağlayan galvanoplasti benzeri bazı buluşlar heykel için büyük bir önem kazandılar ama onu büyük ölçüde değiştiremediler. Nihayet plastik maddelerin ortaya çıkmasıyla XX. yüzyılda bu donmuş durum değişmeye başladı. Çağdaş heykel sanatını bu yeni malzemeler olmaksızın düşünmek olanaksızdır.

Demek ki, bir yandan XX. yüzyılın reddettiği tatmin olmamış ilerlemeye inanç söz konusu. Öte yandan, romantik heykeli, sürekli olarak XX. yüzyılın estetik ilkelerine göre, yani büsbütün yetersiz yargı ölçütlerine ve sınıflandırma yöntemlerine göre, klasisizm ile tarihselcilik (Phistoricisme) arasında tanımlama eğilimi söz konusu. Bunu harekete geçiren özel güçleri ve ortaya koyduğu temel sorunları dikkate almak ya da anlamak zahmetine pek ender olarak girilmiştir.

Bu dönemin heykel sanatının temel öğesi insan vücududur. Öykünülmez güzellik ve aydınlığıyla ilkçağ sanatından miras alınan insan heykeli, bir katkısız idea durumuna gelmişti. Aslında, XX. yüzyıl sanat kuramı, gerçekten, bu yapıtlarda hangi güçlerin ve hangi etkenlerin söz konusu olduğunu anlamak yerine İlkçağ örneklerinin öykünülmesinden söz ederek temel bir yargı yanlışı yapmıştır: Oysa, romantiklerin bu en büyük esin kaynakları hiçbir durumda İlkçağ'ın bir öykünülmesi gibi yaşanmış olmayıp, tersine en iyi örneklerde "mış gibi"nin değerine sahipti. Aynı şekilde, Goethe Iphigenia'da "Ruhumun aradığı Grek ülkeleri" der, aynı şekilde Hölderlin'in Hyperion'u yeni bir Grek idealini çok yalın bir şekilde dile getirir, yine aynı şekilde, bu çağın heykel sanatı, Parthenon'un ve Aegina tapınağının alınlık heykelleri gibi aslında yalnızca bazı Avrupa anakentinde ve bazı hükümdar koleksiyonlarında bulunan Grek heykellerini öykünmemişlerdir.

Heykeltraşlar ve onlarla birlikte estet topluluğu bu yönelimlere karşı tam anlamıyla romantik bir tepki göstermişlerdir: Kopya ederek ya da öykünerek değil, ama bu idealleştirilmiş, kutsallaştırılmış Grek kültürüne olan tutkularını çağcıl bir bağlama aktararak yeni bir Greklik ideali yaratmışlardır. Örneğin, bir Karl Friedrich von Schinkel'in mimarlıkta kutsallaştırdığı, "aziz"leştirdiği düşüncede bulunan aynı güçler romantik heykelin gelişmesini de koşullandırmışlardır.Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.
dogangunes isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 18-12-2007, 04:58 PM   #2 (permalink)
Hiper Aktif
 
dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
o kadar uğraştım boşa gitti...
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 1.008
Rep Gücü: 11 dogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to beholddogangunes is a splendid one to behold
Cevap: Heykelde Romantizm

ÖĞE VE İLKELER

Heykelde mekân ve kütle olmak üzere iki temel öğe yardır. Mekân, heykelde üç biçimde etkili olur: Heykelin kütlesi mekân içinde bir yer kaplar ya da hareket eder, heykelin içinde girinti ya da boşluklar oluşturacak biçimde mekânı kuşatır ya da çeşitli parçalan birbirleriyle mekân içinde ilişkiye girer. Heykelde kütle ya da mekâna verilen önem, üründen ürüne büyük değişiklik gösterir. Örneğin Mısır heykel sanatında ve 20. yüzyıl heykelcilerinden Constantin Brancusi'nin çoğu yapıtında kütle ön plandadır. Antoine Pevsner ya da Naum Gabo gibi çağdaş heykelcilerin saydam plastik levhalardan ya da ince metal çubuklardan oluşan yapıtlarındaysa kütlenin önemi azalır. Heykel sanatının öbür öğeleri hacim, yüzey, ışık, gölge ve renktir.

Heykel sanatının ilkeleri üsluptan üsluba değişir. Belli başlı heykel üsluplan arasındaki ayrım, bu üslupları tanımlayan tasarım ilkeleri arasındaki farklılıklara dayanır. Bu tasarım ilkeleri, heykelcilerin yönlendirme, oran, ölçek, eklemlenme ve denge gibi temel sorunlara yaklaşımını belirler. Heykeli oluşturan biçimlerin çevreyle, izleyiciyle ve birbirleriyle ilişkisi açısından konumlandırılması (yönlendirme), eksenler ve varsayımsal düzlemler aracılığıyla gerçekleşir. Eksen, simetrik ya da simetriğe çok yakın bir hacim ya da hacimler grubunun odak noktasısından geçtiği varsayılan çizgidir. Varsayımsal düzlemler ise, bir tanesi önde, iki tanesi iki yanda, bir tanesi de yatay durumda olmak üzere dört tanedir; bunlar hacimli eksen ve yüzeylerin hareket, konum yel yönünü belirlemeye yarar. Bir heykelini ölçeği, çevredeki başka nesnelerin boyutları (ya da Antik Çağ ye ortaçağ heykellerinde olduğu gibi, kişinin sosyal konumu) gözönüne alınarak belirlenir. Heykelin çeşitli öğelerinin bir araya getirilme biçimi ise eklemlenme olarak adlandınlır.

Zikir anmak, Allah'ı hatırlamak, her sözünde ve her işinde O’nun emirlerine uymak, yasakladıklarından sakınmak. (Bkz. Tasavvuf) Anma, anımsama, ezberleme, hatırlama. Söylenmesi tavsiye edilen hamd, sena ve dua için kullanılan sözler. Bazı alimler zikri, insana sevap kazandıran her türlü hareket olarak tarif etmişlerdir.


MALZEME


Üç boyutlu bir biçim verilebilecek her malzeme heykel yapımında kullanılabilir. Bunlar arasında en yaygın olanlar! taş, ahşap, metal, kil, fildişi ve alçıdır. Taş, j özellikle de mermer, tarih boyunca anıtsal 1 heykellerin temel malzemesi olmuştur. Yan I değerli taşlar da küçük boyutlu heykellerini malzemeleri arasındadır. Hem yumuşak} hem sert ağaçlar heykel yapımında kullanılir. Yaygınlıkla kullanılan metaller ise demir, bakır, kurşun, altın ve gümüş ile pirinci ve tunç gibi alaşımlar, birçok çağdaş heykel- î de ise alüminyum ve paslanmaz çeliktir. Çanak çömlek, kullanılan kilin özelliklerine i ve pişirilme sıcaklığına göre seramik, sert) seramik ya da porselen olarak sınıflandırılır.; Bu üç tür de heykel yapımında kullanılır. Düşük ateşte pişirilen, özellikle de kırmızı; ya da oksit sarısı kilden yapılan heykellerse pişmiş toprak (terra-eotta) olarak adlandırılir. Paleoh'tik Çağ sanatçıları kili pişirmeden de heykel ve kabartma yapmışlardır. Uzakdoğu ve Akdeniz'deki pek çok uygarlıkta yaygınlıkla kullanılan fıldişinin yanı sıra, boynuz ve kemik de Paleolitik Çağdan beri küçük boyutlu heykellere malzeme oluşturmuştur. Alçı, özellikle de "Paris alçısı" adıyla bilinen bir tür kalsiyum sülfat, heykelcilikte yaygınlıkla kullanılır.

Temel malzemelerin dışında, heykel yapımında çok çeşitli başka malzemeler de kullanılır. Beton, hem sert ve dayanıklı, hem de ucuz olduğundan, açık hava heykellerinde ye duvar bezemelerinde giderek taşın yerini almaktadır. Ayrıca cam yünü, balmumu, papiermâche (zamklı kâğıt hamuru) ye doğal ya da yapay birçok başka madde ya da nesne de heykele malzeme oluşturabilir.
dogangunes isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Romantizm neden biter? dogangunes Evlilik 0 19-07-2007 03:53 AM
Romantizm neden biter? dogangunes Ah! Kadınlar 0 15-07-2007 11:56 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:30 PM .


vBulletin © Jelsoft Enterprises Ltd.
Aktifbir.com kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!





Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0