AktifBir FORUM  

Geri git   AktifBir FORUM > GENEL & GÜNCEL > Sağlık

Sıcaklara karşı pratik öneriler

GENEL & GÜNCEL katogorisinde yer alan Sağlık forumu içinde "Sıcaklara karşı pratik öneriler" başlıklı konu görüntüleniyor. Konunun içeriği "Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seraceddin Çom, aşırı sıcaklardan özellikle 4 yaşından küçük çocuklar, gebeler, 65 yaş ve üzeri yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, sürekli ilaç kullananlar, alkol ve ..." şeklinde özetlenebilir.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-06-2008, 05:27 PM   #1 (permalink)
Administrator
BANA DOKUNMAYAN YILAN,BIN YASAMASIN
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Samsun
Yaş: 33
Mesajlar: 1.964
Rep Gücü: 50 otoriter is a glorious beacon of lightotoriter is a glorious beacon of lightotoriter is a glorious beacon of lightotoriter is a glorious beacon of lightotoriter is a glorious beacon of lightotoriter is a glorious beacon of light
Sıcaklara karşı pratik öneriler

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seraceddin Çom, aşırı sıcaklardan özellikle 4 yaşından küçük çocuklar, gebeler, 65 yaş ve üzeri yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, sürekli ilaç kullananlar, alkol ve madde bağımlıları ile açık alanda çalışanların daha fazla etkilendiğini belirterek, ''Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir'' dedi.

Çom, yaptığı açıklamada, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve bazı bölgelerde sıcaklıklarla birlikte nem oranının da artmasının sağlığı olumsuz yönde etkilediğini söyledi.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün, yaz aylarında hava sıcaklıklarının yurdun bazı bölgelerinde zaman zaman mevsim normallerinin üzerine çıkacağı tahmini yaptığını hatırlatan Çom, ''Aşırı sıcaklardan özellikle 4 yaşından küçük çocuklar, gebeler, 65 yaş ve üzeri yaşlılar, şeker kalp-damar, beyin-damar, kronik solunum sistemi, karaciğer ve böbrek hastalıkları gibi kronik rahatsızlığı ile psikolojik hastalıkları bulunanlar, sürekli ilaç kullananlar, alkol ve madde bağımlıları ile açık alanda çalışanlar daha fazla etkilenir'' diye konuştu.

Bu nedenle günün en sıcak saatleri olan 10.00-16.00 arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini bildiren Çom, dışarıya çıkmak zorunda olanlara da açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysileri tercih etmeleri, geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giymeleri, güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlükleri takmaları önerisinde bulundu.

Çom, dışarıda çalışmak zorunda olanların ise mümkün olduğunca güneş altında korunmasız kalmamaları, aşırı hareketlerden kaçınmaları, su, ayran, süt, bitki çayı veya açık çay gibi sıvılardan bol miktarda almaları gerektiğini söyledi.

Güneş ışınlarının dik geldiği 10.00-16.00 saatleri arasında denize girilmemesi ve güneşlenilmemesi uyarısında da bulunan eden Çom, ''Bu saatler dışında denize girecekler de en az 15 koruma faktörlü güneşten koruyucu krem kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir'' dedi.

EGZERSİZ VE SPOR SABAH YAPILMALI

Egzersiz veya spor yapmak için sabah ve akşam saatlerinin tercih edilerek bol sıvı tüketilmesi gerektiğini ifade eden Çom, ''Sıcak havalarda ağır fiziki aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir'' şeklinde konuştu.

Bebek, çocuk, engelli ve hayvanların kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmaması gereğinin altını çizen Çom, ''Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır'' dedi.

Kapalı alanların iyi havalandırılması, güneş gören pencerelerin perde gibi güneşliklerle gölgelendirilmesi, vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınması, bunun mümkün olmadığı durumlarda ayak, el, yüz ve ensenin soğuk suyla ıslatılıp silinmesi gerektiğini belirten Çom, beslenme ve sıvı alımıyla ilgili şu önerilerde bulundu:

-Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir.

-Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber kafeinli ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için, sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran, maden suyu ve taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir.

-Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir.

-Güne mutlaka kahvaltı yapılarak başlanmalı, kahvaltıda besin çeşitliliği sağlanarak yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.

-Bitkisel sıvı yağ tercih edilmeli, aşırı yağ tüketiminden kaçınılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.

-Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.

-Dışarıda ve açıkta satılan yiyecekler tüketilmemeli, et, yumurta, süt, balık gibi çabuk bozulma riski olan besinler açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir.

-Bu tedbirlere titizlikle uyulmalı, sıcaklar sonucu oluşabilecek rahatsızlıklarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

GÜNEŞTEN HER ZAMAN KORUNMAK GEREKİR

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur da güneşte bulunan mor ötesi (UV) ışınlarının, başta deride yaşlanma ve kanser olmak üzere bir çok hasara neden olduğunu bildirdi.

Güneşin deride önce pigmentasyon (bronzlaşma), sonra çillenme, kalınlaşma, kabalaşma ve esneklik kaybolması gibi hasarlara yol açarak, cildin kısa sürede yaşlanmasına neden olduğunu anlatan Akdur, ''Bundan daha da kötüsü, tüm cilt kanserlerinin temel nedeni güneşe maruz kalmaktır. Bu nedenle güneşten her zaman korunmak gerekir'' diye konuştu.

Sokağa çıkarken vücudun açıkta kalan kulak ve boyun gibi yerlerine güneş kremi sürülmesi gerektiğini kaydeden Akdur, ''Koruyucu olabilmesi için güneş kremlerinin en az 15 koruma faktörü içermesi gerekir. Ancak, hiç bir güneş kremi tam koruma sağlamaz. Güneş kremine güvenerek kesinlikle güneşin yakıcı olduğu saatlerde veya uzun süre güneşe maruz kalınmamalıdır. Cilt kanserleri, güneş kremi kullananlarda daha sık görülmektedir. Çünkü bu kişiler güneş kremine güvenerek daha uzun süre güneşte kalmaktadır'' dedi.

Akdur, gölge yerlerde de yansıyan ışıklar nedeniyle güneşe maruz kalındığının unutulmaması uyarısında bulundu. Düzenli ve dikkatli olarak cildin kontrol edilmesi gerektiğine dikkati çeken Akdur, renk değişikliği, ben oluşması, benlerde büyüme, kabarma ve kanama gibi değişiklikler görülmesi durumunda mutlaka bir hekime görünülmesini istedi.

realage.com.tr
otoriter isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:48 AM .


vBulletin © Jelsoft Enterprises Ltd.
Aktifbir.com kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!





Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0