SEYMEN ANKARA(SEYMEN) YÖRESİ İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER
Ankara ve civar yörelerde Ege Bölgesi’ndeki Zeybek terimi Seymen adını alır. Bu yörelerde de Ege görülen Kızan , Zeybek , Efe silsilesi vardır. Ancak burada kızan yerine Yeni Yitme ,Zeybek yerine Seymen terimleri kullanılır. Seymenlerin bir araya toplanması halk arasında Seymen Alayı Düzülmesi olarak adlandırılır. Seymen alayları ancak önemli günlerde toplanır. Bu da yeni reis seçimi , yeni devlet kurulması , milli felaket günleri gibi önemli günlerdir. Düğün ve bayramlarda daha ufak seymen alayı kurulur. Rumeli’de seymen kelime anlamı olarak Bekçi olarak bilinir. Ankara ve civarında ise efe ,yiğit ruhlu ve atlı anl***** gelir. Seymenlerin kökeni Türklerin Anadolu’ya giriş tarihi olan 1071 Malazgirt zaferine dayandığı varsayılmaktadır. Ankara ve civarına yerleşmiş olan Oğuz boyları reislerini Seymen düzerek seçerlerdi. Seymen alayı düzüleceği gün efeler kahvesi önüne bir bayrak dikilirdi.
SEYMEN ALAYI
Seymen alayı kenarları sırmalı bir bayrağa sahiptir. Alayın harekete geçebilmesi için bayrağın cami avlusuna dikilmesi ve dua okunup kurban kesilmesi gerekir. Alayın önünde beyaz şalvar giymiş davulcular gider. Davulcular şaman yerine geçerler , çalarlarken davulları havaya kaldırarak , yere diz çökerek , hem dans ederler hem de tanrı ruhlarını çağırırmış gibi tavırlar takınırlar. Seymen alayı oluşurken önde davul zurnacılar hemen arkalarında seymenlerin irilerinden birisinin taşıdığı bayrak bulunur. Bayrağın iki tarafında iki efe ellerinde palalar havaya kalkmış vaziyette yürürler .Bu ellerinde pala bulunan efelere bölük başı ellerinde ki palaya da teke pala adı verilir. Yaşları on üç- on dört olan çocuklar ellerinde som saplı bıçaklar milli kıyafetleri ile yürürler. Davulla sancağın arasında iki tane gür bıyıklı omuzunda balta olan efe yürür etrafa kekin ve sert bakarlar. Bunlara da baltacı adı verilir. Seymenler sancağın arkasında sağlı sollu iki sıra halinde geriye doğru uzanır aralarında ise seymen başı ve ikinci efe bulunur. Efelerin ellerinde tekepalalar seymen başının elinde ise Osmanlı kılıcı bulunur. Seymen başı bazen yürürken “Doh Doh” diye bağırır bunu duyan efeler hep bir ağızdan “Doh Doh” diye bağırarak yürümeye devam ederler ve bu komuttan sonra zeybek türküleri çalmaya başlar. Efeler kılıçları ile oyunu oynayarak ilerler.
FERFENE , SIRA GEZME
Ferfene ve sıra gezme bir tür muhabbet toplantılarıdır. Bu toplantıyı idare eden delikanlı başı bulunur. Meclis bu delikanlıdan sorulur. Toplantı yerinin baş köşesinde delikanlı başı , iki yanında yardımcıları oturur , daha sonrası yaş sırasına göre kapıya doğru dizilirler. Gençler mutlaka diz çökmek durumundadırlar. Mecliste delikanlının baş işareti ile sazlar çalmaya başlar. Sazları çalanlardan en yaşlısı ortaya oturacak şekilde sıralanırlar. Sazlar çalınmaya başladığı andan itibaren konuşma kesilir. Önce divanlar , koşmalar , daha sonra yöresel kıvrak türküler çalınır. Sazlar halk oyunlarına girdikten sonra delikanlının baş işareti ile gençler kalkıp oynamaya başlarlar. Oyunlara Sabahi ile başlar daha sonra Misket, Hüdayda ,Mor koyun , Name gelin , Atım Arap v.s. gibi düz oyunlarla devam edilir. En son Zeybek oyunu oynanır ve bu oyunda bittikten sonra Cezayir havası çalınır bu muhabbetin ve meclisin bittiğini belirtir bu müzikten sonra hiçbir suretle oyun oynanmaz.
ANKARA’DA HALK OYUNLARI
Konum itibarı ile Anadolu’nun tam ortasında bulunan Ankara oyunları
bakımından bir geçiş bölgesidir. Kimi yerde halaylar ,kimi yerde Misket ayakları , kimi yerde zeybekler görülebilir. Ankara’nın merkezinde fazla melez oyun görülmediği gibi ilçelerinde bu durum pek de geçerli değildir. Merkez oyunları 1-Zeybekler 2- Düz oyunlar olarak ikiye ayrılır.
ZEYBEKLER En az iki kişi ile oynanır ancak 3 ve 3’ün katları olacak sayıda oynanmasına dikkat edilir. Üçlü sacayağı diye tabir edilen bu sayıların olmasına dikkat edilir. Eller birbirine değmeden daire biçiminde ağır ve heybetli oynanır. Bu oyunlar genelde milli bayramlarda , sıra gezmelerinde ve ferfene toplantıların da oynanır.
Belli başlı oyunları şunlardır;
Ankara Zeybeği Seymen Zeybeği Mendil Zeybeği Alim Zeybeği
Karaşar Zeybeği Misket Zeybeği Yağcı Zeybeği
Zeybek oyunları bağlama eşliğin de oynanır ve el de kaşık ,kılıç bulundurulmaz. Ancak sadece Seymen Zeybeğinde kılıçlar ve davul zurna ile oynanır.
DÜZ OYUNLAR : Zeybeğe göre daha hareketli ve kıvrak oyunlardan oluşur. Belli başlı bir ritmi bulunur . türkünün başında ki tempo ile sonunda ki tempo aynı ayardadır. Figürler eller , kollar ve ayak hareketleri ağırlıklıdır. Düz oyunlar oynanırken vücut titremez , baş dik , göğüs önede oynanır. Çökme yoktur , oyuncular kendi etrafında soldan sağa doğru dönerler . Oyunlar her zaman ve her yerde oynanmaz. Oynanabilmesi için bir sebebi olması gerekir. Bilinen düz oyunlar şunlardır ;
Hüdayda Çarşamba Misket Yandım Şeker
Mor koyun
Yıldız Name Gelin
Sabahi Ankara Koşması Atım Arap
ANKARA ZEYBEĞİ: Yalnız erkekler tarafından üçlü sacayağı biçimin de oynanır. Saz müziğe girdiği zaman oyuncular hareketsiz dururlar. Bu durum da sağ el silahın üzerinde sol el ise kalça üzerinde bulunur. Müzikle birlikte eller yavaşça aşağı iner ve dirsek hizasında kaldırılır. Müziğin gezinmesi 3 kere durup beklemeden
ÇARŞAMBA: En hareketli düz oyun türüdür. İki kişi ile oynanır . Karşılıklı gelindiği zaman ayaklar sert bir şekilde yere vurulur. Cepheler aksi yönde olmasına rağmen ters omuzlar birbirine vurularak geçiş yapılır.
HÜDAYDA: Adını Güzelliği dillere destan bir Ankaralı kadın olan Fatma Hüda‘dan aldığı söylenir. En meşhur ve bilinen oyundur. Bu oyunda iki kişi ile oynanır ve gezinti kısmından sonra oyuna başlanır
Kaynak: IFD