Tekil Mesaj gösterimi
Alt 15-09-2007, 02:45 PM   #1 (permalink)
PİR GERÇEK VELİ
Yeni Uye
Türk'üm,Doğruyum,Çalışkanım
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 4
Rep Gücü: 0 PİR GERÇEK VELİ is on a distinguished road
Mehdi'nin dört özel mesajı:

Kimden : Pir Gerçek Veli (Bay, 34)
Kime : Grup: Hür İslam Halk Hareketi.
Tarih : 14.9.2007 10:43 (GMT +2:00)


Konu : Mehdi'nin dört özel mesajı:


Kimden: Pir Gerçek Veli (Bay, 34)
Kime: Grup: Alevi Kıyamı Hak-Mehdî Zuhuru Hak...
Tarih: 12.9.2007 12:35 (GMT +2:00)


Konu: Ve İrticanın başı bulundu! ...


O kendisinin Rahman ve Rahim olan Allah olduğunu söylüyor...

Gökleri yeri ve ikisi arasındakileri ben yarattım mizanı ben kurdum diyor...

Ben yeryüzünde ve gökyüzünde bulunanların rızkınıda verenim diyor...

Cinleri ve İnsanları sırf bana kulluk etsinler diye yarattım diyor...

Onlar bana secde eder benim adıma oruç tutar zekat verirler diyor...

Onlar her ibadetin ardından beni zikreder yüceltirler diyor...

Ben devlet kurar devlet yıkarım diyor...

Mü'minlere ve eşlerine örtünmeyi emrederim diyor...

Onlara imanı ve takvayı emrederim diyor...

Benim katımda dinin adı İslam'dır diyor...Ve kullarına yeryüzünde din yalnızca benim oluncaya dek onlarla savaşın diyor...

İçkiyi kumarı zinayı yasaklıyor...Bunu yapanlara türlü cezalar veriyor...Örneğin zina yapanlara yüz sopa vurun diyor...

Hırsızlık yapanların elini kesin diyor...İftira edenler için dört şahit getirin diyor...

Kadınlara yarı miras hakkı verilmesini istiyor...Ve erkeklere dörder kadın alabileceğini ve onların kendilerinin tarlası olduğunu ve dilediği gibi yaklaşa bileceğini söylüyor...

Yeryüzünde bozgunculuk yapanları idam etmelerini vucutlarının çarprazlama kesilmesini ve hatta yerlerinden sürülmesini istiyor...

Yeryüzünde ve gökyüzünde gerçek hükümdarın kendisi olduğunu ve dilediğini saptırdığını dilediğinide doğru yola eriştirdiğini söylüyor...

Herkesin bir eceli olduğunu her ümmetin ve devletin bir eceli olduğunu ve zamanı geldiğinde ne bir saat geriye nede bir saat sonrasına geri dönülemiyeceğini söylüyor...

Kendisine Resulüne ve içimizde bulunan emir sahiplerine itaat edilmesinin şart olduğunu söylüyor...

Eğer onun emirlerini yerine getirmediğimiz takdirde hem bu dünyada hemde ahirette cezalandıracağını söylüyor...

Cehennemi olduğunu orda zebanilerinin olduğunu sürekli yanacağımızı yiyeceklerimizin ve içeceklerimizin boğazımızdan geçmeyeceği ve yutkunamıyacağımızı söylüyor ve bizi korkutuyor...

Cenneti olduğunu ve orda nefsimizin arzu ettiği herşeyi bulacağımızı iri gözlü ve diri göğüslü yaşıt kızlar olduğunu çadırlarda onların yeşil yastıklar üzerinde bizi beklediğini söylüyor...

Ademden Mühammede kadar geçen peygamberlerin hayatından bahsediyo ve onların düşmanlarının başlarına neler geldiğini bahsederek bizleride korkutmaya çalıştığını ima ediyor...

Ve daha nice olaylar hadiseler iman ve takva konusunda meselelerden bahsediyor...

Ben bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak cumhuriyet savcılarını anayasa mahkemesi savcılarını göreve davet ediyorum...Suçlu bulunmuştur...Ele başları bulunmuştur....Emniyet güçlerine ve jandarmaya haber veriyorum...Ve son dakika haberi eşgali belirlenmiştir...İşte zanlının 99 sıfatıyla adlandırılan esma-i hüsnasınıda yardımcı olmak adına veriyorum...Lütfen ne yapın edin laik demokratik sosyal bir hukuk devleti olan TÜRKİYE CUMHURİYETİMİZİ KURTARIN...CENAB-I HAK YARDIMCINIZ OLSUN İNŞAALLAH...


İŞTE SAYIN CUMHURİYET SAVCILARI VE ANAYASA MAHKEMESİ SAVCILARI VE EMNİYET VE JANDARMA GÜÇLERİ ZANLININ EŞGALİ HAKKINDA 99 SIFAT DELİLİNİ VERİYORUM...GAZANIZ MÜBAREK OLSUN...


Allah,
er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
Mâlikü'l-Mülk, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi',
en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
el-Vâris, er-Reşîd,
es-Sabûr.



Zikr-i Hakikatimizdir...
______________________
Baki Gerçekler Demine Hu Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hu Mü'mine Ya Ali Ya Mehdi Sahib-i zaman...

__________________________________________________ ______________


Kimden: Mehdi*nin zuhuru yakındır... (Bay, 34)
Kime: Grup: Alevi Kıyamı Hak-Mehdî Zuhuru Hak...
Tarih: 31.8.2007 10:09 (GMT +2:00)


Konu: SÜNNÎ İRTİCANIN İKİ ANA SEBEBİ...


LAİK VE DEMOKRATİK SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİ OLAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ SÜNNİ İRTİCA YANLILARINDAN VE SÜNNİ ŞERİATÇI YOBAZLARDAN ÇOK AMA ÇOK ÇEKTİ...


Allah'ın 99 sıfatlarından biriside 33.ism-i azamı 'Hafız' bunun anlamı koruyan,herşeyi ezberinde tutan demektir.Peki nasıl yapıyor bunu! tabi ki beyin sahibi hafızlar aracılığıyla.Bu durumda bizim hafızlarımız Allah'ın 'Hafız' sıfatının zıllerinin tecelli ettiği hizmet kullarıdır.Peki bu nereye kadar! Kur'an'ın istenilen çağa ulaşmasına kadar.O çağdamıyız! evet.Ve ayrıca hafızların kolaylıkla hafızalarında tutmalarının en önemli sebebi Kur'an'ın arapça olmasından kaynaklanıyor.Örneğin hepimiz şahid olmuştur! bir çok cami ve Kur'an kursu hocası şunu söyler 'gelin size bir haftada Kur'an'ın arapçasının okunuşunu öğretelim' çok enteresan bu hocalar şunu demezler ama! gelin size bir haftada ingilizcenin,almancanın ve fransızcanın okunuşunu öğretelim.Bu şu demek Cenabı Allah her ne kadar Kur'an'ı hafızlar aracılığıyla koruyor ise bunun en önemli faktörü arapça olmasıdır.Çünki öyle görülüyor ki hıfz etmek açısından en kolay dil arapça olarak duruyor karşımızda.Artı Kur'an hafızı var iken aynı zaman da tevrat hafızı veya incil hafızı yoktur.Neden çünki o kitaplar ibranice ve acemce yazılı olduklarındandır.İbraniceyi ve acemceyi hıfz etmek kolay olmasa gerek...

Hepiniz az çok tarih bilirsiniz hani şu meşhur matba meselesinin bulunduğu tarih.Matbanın icadından 2oo yıl sonra İslam medeniyetine girmesi ve bu 200 yıl içerisinde sorun haline gelen irtica meselesi.Neydi o zaman ki irtica! herkez hattatlardan yararlanıp matbaya ihtiyaç duymayışı veya hattatların sinsi iritica politikaları ve ekmek kavgası yüzünden bu 200 yıl İslam medeniyeti matbadan mahrum kalarak gerici konuma düşürülmesi.Öyle ki bu 200 yıl çerçevesinde yahudiler ve hıristiyanlar bu icattan yararlanıp ilerlerken biz irtica belasıyla uğraşıyorduk.İşte size bir irtica meselesi...

Bugün ki irtica nedir baş örtüsümüdür! kocaman hayır.Bugün ki irtica herkesin anlayıp izah edemiyeceği türden bir irtica.Allah'ın izniyle bu irticayı naçizane analiz etmeye çalışacağız.Ezan meselesi en başta devrim kanunları çerçevesinde sonuca bağlanmıştı,ve öylede oldu.Ama daha sonra ne oldu! siyaset malzemesi olmaya yüz tuttu.Ve derken Aydın Menderesin hışmına uğradı ve tekrar arapçaya çevrilerek irticaya start verilmiş oldu.Sonuç ne! çıkın sokakta ki,gençliğe sorun ezanın mealini biliyorlar mı! ben birine sordum 'Allahü ekber' ne demek diye,cevap:'Allah birdir' oldu.Yaş kaç 32 kaç yıldır böyle biliyor! 7 yıllık mantık öncesini saymazsak 25 yıldır ne yazık ki,bu adam 'Allahü ekberin'-'Allah birdir' olduğunu zannediyor.Peki manası nedir bu tekbirin! 'Allahü ekber' en büyük Allah'tır demek.Allah'ın büyüklüğü bazı iblisleri rahatsız etmiş olmalı ki,anlamak işine gelmiyor.Ya şu en önemli kısma 'la ilahe illallah'a ne demeli işte bu iblislerin yıkımı manasına geliyor.'İlah olarak Allah vardır alemde başkası yoktur' demek.Peki bu iblislerin işine gelirmi illa üstünlük ilahlık peşindeler.İlahtan çok İlahlık taslarlar bu melun şeytanlar.(Allah'ın laneti üzerlerindedir) .Peki tüm bunların ana sebebi nedir! işta can alıcı soru budur,çünki meselenin can damarı burasıdır.

Kur'an'ın arapça okunmasından başkası değildir bu ana damar.Bir anekdot:Atatürk konya akşehire gider ve sokaklarda dolaşırken çoluk çocuğa pek rastlamaz ve dayanamayıp sorar ordakilere; çocuklar nerdeler hiç çocuk göremiyorum ben! cevap:Paşam çocuklar camide Kur'an öğreniyorlar.Paşa:Ya öyle mi! bir gidip ziyaret edelim öyleyse.Ve çocuklara Kur'an'ın öğretildiği caminin bulunduğu yere gelirler.Bakarlar ki,çocukların Kur'an ezberledikleri yer karanlık! Paşa:Burası ne böyle neden karanlık hoca.Hoca: Paşam çocuklara yararlı oluyor Kur'an'ı daha çabuk ezberliyorlar.Paşa:Hoca sende biliyorsun bende biliyorum ki,bu akşehirin yüzde 99'u türk ve arapça Kur'an ezberlemek ortam meselesi ve şayet biz buna ihtiyaç duyacak olursak göndeririz el ezher'e orda ortamında öğrenir ve gelirler.Sen bunca vatan evladını niye meşgul ediyorsun,bırak çocuklar sokaklarda oynasınlar! Ve bir sessizlik kaplar ortalığı,hakla batıl birbirinden ayrılır,başlarda üşüşen şeytanlar dağılıverir.Ve öyle olur çocuklar serbest bırakılır iş tamam olur.Gerçeğe Hu! Burdan çok şey çıkaracağınız malum,esas mesele burda yatıyor.İşte o hoca ellili yıllardan sonra yine hortladı.Ve irtica malesef kendini göstermeye başladı.Hatırlatalım irticanın panzehiri tasavvuftur.Ama buda okutulmadığı için hepten irticanın önü açılmış oldu.Sonuç olarak irtica ezan meselesiyle başlıyor,Kur'an kurslarının tekrar karanlık yerlerde ezberletilmesiyle devam ediyor.Ne demişler tarih tekerrürden ibarettir.! ? Yapılacak şey şu,zaman hafız teknolojisi zamanı ve kayıt cihazlarının envai türden bulunduğu dönem.Maaşallah doğu teknolojisi bunu bize tedarik ediyor.Ve bu durumda matba meselesinde olduğu gibi hattatlara gerek olmadığı gibi bugün hafızlarada ihtiyaç kalmamıştır.O zaman biz arapça Kur'an kurslarını kaldıracağız ve çocuklarımıza anlayacağı dilde türkçe veya kürtçe vesaire Kur'an'ı okutturacağız.Ezanda ya arapça okutulup meali herkez tarafından bilinecek yada anladığımız yeni bir metinle ve makamla okutulacaktır.İşte bizce irticanın iki ana sebebi budur.Aslında bu konu dahada uzayabilirde benim sayfam doldu! Allah izin verirse devam ederiz inşaallah...


BİR SORU: AŞIRI DİNCİ SÜNNÎ TERÖR ÖRGÜTÜ EL KAÎDE HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ...


TÜRKİYE BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM İSLAM ÜLKELERİNDE AĞIR BİR DEMOKRASİ SINAVI VERİLMEKTEDİR...HER NE KADAR BAŞARILI OLUNMAYA ÇALIŞILINACAKSADA EN NİHAYETİNDE ŞİÎ VE ALEVİ GERÇEĞİNE TOSLANILACAKTIR...VESSELAM...


MÜTTEFİK ÖRGÜTLER:

HÜR İSLAM HALK HAREKETİ (HİHH)

KIYAM-I ALEVİ-ZUHUR-U MEHDİ HAREKET ORDUSU (KAZMHO)


Zikr-i Hakikatimizdir...
______________________
Baki Gerçekler Demine Hu Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hu Mü*mine Ya Ali Ya Mehdi Sahib-i zaman...

__________________________________________________ ______________


Kimden: Pir Gerçek Veli (Bay, 34)
Kime: Grup: Alevi Kıyamı Hak-Mehdî Zuhuru Hak...
Tarih: 3.9.2007 12:56 (GMT +2:00)


Konu: Alevilerin Üç Atatürk'ü...


Alevilerin Atatürk'ten önce de Atatürkleri vardı: İlk Atatürkleri Hoca (Koja) Ahmet YESEVİ'dir...Aynı zaman'da kendisine ünvan olarak Pir-i Türkistan denir...İkinci Atatürkleri Ulu Pir,Yüce Gerçek,Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'dir...Ve Hünkar içinde ünvan olarak Pir-i Horasan denmiştir...Üçüncü Atatürk'e gelince,zamanın ve mekanın şartlarıda göz önünde bulundurularaktan Mustafa Kemal ATATÜRK'tür...Ama bir farkla tabi ki: O fark Atatürkten önce bulunan her Ulu kişilerinde hem zahir hem de batın gözleri çok netti? ne yazık ki; zamanın ve mekanın talihsiz şartları üçüncüsü olan Atatürk'ün batın gözünü âmâ etmişti...Atatürk'ün şu sözü bu gerçeği ortaya koymaktadır: *Biz ilhamımızı gökten geldiği zannedilen ayetlerden değil...Bizzat hayatın gerçeklerinden alıyoruz...* Aslında burda söylenmesi gerekeni söylemiştir...Zahirin hakim olduğu zaman ancak bunu mecbur kılıyordu...Artık batını herkes kaldıramazdı...Zira zaman ahir-i zaman'dı...Hoca Ahmet YESEVİ diyor ki: *Başına sarık sarar...İlmi yok neye yarar...Oku yok yayı kurar...Ahir-i zaman şeyhleri...* Yani o zaman bulunduğumuz zaman gerçekten böyledir...Ve daha başlangıcında üstün zekasıyla Atatürk bunu anlamış ve önlemini almış kurduğu Cumhuriyeti Laikleştirmiştir...Ve eklemiş: *Türkiye Cumhuriyyeti şeyhler ve dervişler Cumhuriyyeti olamaz...* demiştir...Burada not düşmek gerek...Atatürk'ün batın gözünün âmâ oluşunun nedeni şudur...Atatürk diyor ki: *Din birleştiricidir derler...Hayır birleştirici değil bölücüdür...Bakın İslam ülkelerine hepsi param parçadır...* Atatürk burda yanılıyor...Her zaman aklını imanının yerine koyan bu adam bir kez olsun imanını aklının yerine koyup gerçeği derinlemesine algılayamamış ve o yüzden kendinden emin olmadığı için de,*Ben gerçeğin aşığıyım...O gerçek benim aleyhime dahi olsa...* demiştir...Peki gerçekten Din daha doğrusu İslam dini kendi Ümmeti için bölücümüdür...Haşa...Şu ayetleri okuyun siz karar verin bakalım bölücümü birleştiricimi...


AL-İ İMRAN SURESİ:


Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla...


103. Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.

104. İçinizden hayra çağıran, doğruluk ve güzelliği belirlenene özendiren, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındıran bir topluluk olsun. Kurtuluş ve zafere erenler işte onlardır.

105. Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.


BAKARA SURESİ:


208. Ey iman sahipleri! Hepiniz toptan barış içine girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.


ENAM SURESİ:


159. Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.


Sadakallahül-Azim...


Oysa ki:bölücü olan din değil tarikat ve mezhep anşlayışları olmuştur vesselam...Atatürk en azından bunu anlayıpta tevhid-i islam'ı sağlasaydı yine biz kazanmış olacaktık...Ama ne yazık ki buda olmadı...Çünki burda'da hataya düşüldü...Örneğin Muhammed Hamdi YAZIR'a Kur'an-ı Kerim'in türkçe mealini teklif ettiği zaman Hamdi Yazır uzunca düşünmüş ve tereddütlerden sonra şu teklifi yapmıştır...*Ben bu meali bir şartla yazarım...Ancak Hanefi mezhebine ve onun muamelatı ve içtihatlarına uygun olmak şartıyla...* Ve burda cesur yürek susmuş çaresizlik içerisinde kabul etmiştir...Ve belki orda demeli idi ki:*Yahu İslam ilk geldiği zaman mezhep varmı idi...O zamanlar içtihatlar ve mezhepler Kur'an'a göre oluşurdu ve yazılırdı...Şimdilerde Kur'an içtihatlara ve mezheplere göre yazılıyor ve tefsir ediliyor...* ve ne acıdır ki; yıllar sonra bunun ceremesini bir Alevi Dede'si Halil ÖZTOPRAK çekmiş...Gusül abdestinin Hamdi Yazırda ki: mezhep yorumu ayetten sanılıp Halil Öz toprağın salt mealin türkçe yorumunun bunu demediğini (Guslün ayete göre sadece yıkanmak olduğu) söylemesi üzerine kıyamet kopmuş ancak CHP'nin bir komisyon oluşturup el-ezhere heyet gönderip işin aslının ortaya çıkmasıyla adamcağız idamdan son anda kurtarılmıştır...Bir çok hatalar vardır...Hala düzeltilmeyi beklemektedir...Ta ki; Mehdi zuhur edede düzele vesselam...Biz yine Atatürk'e dönersek...Diğer yandan devrimler gerçekleşirken Atatürk'ün İslam'a ve kurumlarına saldırıyor izlenimleri bazı sahte şeyhleri örneğin şeyh said ve said nursileri rahatsız etmiş olmalı ki; genç said (nursi) onun yaptıkları karşısında kendisinin *Deccal* olduğunu söyleyecek cesareti kendisinde bulmuştur...Öyle ki; Atatürk kendine göre *Deccal* olunca hiç kuşku götürmez ki; kendiside *Mehdi* oluyordu...Nitekim olan oldu ve Derviş Mehmed denen cani (Nakşibendiyyenin Halidiyye kolundan) daha hızlı davranıp İzmir Menemende kendisinin *Mehdi* olduğunu ilan edip taraftarlarını sokağa dökerek isyan başlattı...İsyan haberini alan genç ve onurlu türk subayı teğmen Kubilay (Allah Rahmet Eylesin...) hemen olay yerine intikal etti...Genç subay kan dökülmeden bitsin diye blöf yaparak bunların üzerine kuru sıkı mermi attırdı...Tesadüf o ki; bu durum Şeytanın maskarası sahte mehdi derviş mehmetin işine yaradı...*Bakın bize kurşun işlemiyor...Ben Mehdi'yim...Ben Mehdi'yim...Allah-u Ekber...La İlahe İllallah Muhammedün Resulullah...* diyen bağırmaya başladı...Galeyana gelen halk askerleri püskürtüp Kubilayın yalnız kalmasını sağlayınca...Derviş Mehmed denilen cani...Üstelik yaralı Camiye sığınmış birinin oracıkta mübarek başını keserek sözde sancağın ucuna takarak halka teşhir etti...Olay hemen Atatürk'e ulaştı...Paşa çok üzüldü...Ve üzüntüsünü şöyle ifade etti...*Arkadaşlar Derviş Mehmet denen bir nakşibendi meczubu teğmen kubilayın kafasını kesmiş...* Bir rivayete göre Atatürk şöyle demiştir...*Menemeni haritadan silin...Biz onların namusu için düşman ile harb ederken şunların yaptıklarına bakın...* Elbette ki o şeytanın maskarası olan sünni irtica yanlısı yobaz *Mehdi* değil di...Ve zaten bu gibi yobazların her seferinde ben Mehdi'yim diye ortaya çıkması Alevileri tümden Mehdi inancından uzaklaştırdı...Oysa ki; Aleviler Mehdi stratejisinin bir parçası olarak ortaya çıkmış... Allah'ın ahir-i zaman'da Mehdi ile birlikte ortaya çıkaracağı stratejik toplumuydu...Ama Alevilerde bir yanlışa düştü ve Osmanlı devletinin Atatürk ve silah arkadaşları için idam fermanı çıkarması üzerine Atatürk'e sahip çıkmak adına kendisini *MEHDİ* ilan ettiler...ŞİMDİ DURUM ORTADA...ALEVİLER BİLMESEDE SÜREÇ DEVAM EDİYOR...ALEVİLERİN KIYAMI YAKINDIR...MEHDİ'NİN ZUHURU YAKINDIR...ALLAH'IN İLMİ VE RAHMETİ MEHDİ'NİN VE ASHABININ ÜZERLERİNE OLSUN...AMİN SADAKALLAHÜL-AZİM...


Zikr-i Hakikatimizdir...
______________________
Baki Gerçekler Demine Hu Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hu Mü'mine Ya Ali Ya Mehdi Sahib-i zaman...

__________________________________________________ ______________


Kimden: Pir Gerçek Veli (Bay, 34)
Kime: Grup: Alevi Kıyamı Hak-Mehdî Zuhuru Hak...
Tarih: 13.9.2007 11:06 (GMT +2:00)


Konu: Peygamberimizde islam öncesi ateistti?


TÜRKÇE KUR'AN-I KERİM (Y.NURİ ÖZTÜRK)

YUNUS SURESİ:

Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla...

94. Şayet sen, sana indirdiğimizden kuşkulanmakta isen, senden önce kitabı okuyanlara sor. Yemin olsun, hak sana Rabbinden gelmiştir. O halde, sakın kuşkulananlardan olma!

95. Ve sakın ayetlerimizi yalanlayanlardan olma, yoksa hüsrana düşenlerden olursun.

99. Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların tümü toplu halde mutlaka iman ederlerdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın!

100. Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

DUHA SURESİ:

7. Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?

EL-HAKKA SURESİ:

44. Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,

45. Yemin olsun, ondan (Muhammed -savs-) sağ elini koparırdık.

46. Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.

47. Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.

ZÜMER SURESİ:

10. Tarafımdan söyle: 'Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir.'

11. De ki: 'Bana, dini yalnız Allah'a özgüleyerek, O'na ibadet etmem/O'nun için iş yapıp değer üretmem emredildi.'

12. 'Ve bana, müslümanların ilki olmam emredildi.'

13. De ki: 'Eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım.'


Sadakallahül-Azim...

__________________________________________________ ______________

Mehdi'nin Alevi kökenli bir Ateistle yaptığı chatleşmeden alıntıdır...


Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
amacım alevilik konusunda gerçeği yansıtmak...
afedersin hayat:
nasıl yani
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
şöyle ki;
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
dedeler örneğin şeriat kapısının namazını ve orucunu inkar ediyorlar...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
vesvese yapıyorlar...
afedersin hayat:
bak dostum şunu sölimi
afedersin hayat:
ben kesinlikle dinle işim olmaz
afedersin hayat:
ben ateyim
afedersin hayat:
beni ilgilendiren bişe yok çünkü din bir uyuşturucudur bana göre
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
ate?
afedersin hayat:
insanları kandırma yoludur
afedersin hayat:
hiç bir tanrıya inanmam
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
bana yakınsın...bu süreci ben işçi partisinde iken geçirdim...ama doğrusu bu değil...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
alevilik haktır...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
Allah mutlak gerçektir...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
Gerçeğe HU diyen tek yol bizim kisidir...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
biz islamın özüyüz...Gerçeğiz biz...işte müslüman sensin...
afedersin hayat:
islam nasıl gereçkleşti biliyormusun
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
bunlar vesvese kulak verme...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
sen şu an güman ehlisin...
afedersin hayat:
bak dostum müslümanlık kılıç zoruyla olunmuştur kimse
afedersin hayat:
inkar etmesin
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
Peygamberimizde islam öncesi ateistti?
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
tanrılara küfrederdi...
Mehdi'nin zuhuru yakındır...:
ama cebraili karşısında görünce iş değişti...


Zikr-i Hakikatimizdir...
______________________
Baki Gerçekler Demine Hu Dost Allah Eyvallah...
Gerçeğe Hu Mü'mine Ya Ali Ya Mehdi Sahib-i zaman...
PİR GERÇEK VELİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla