| Cevap: Atatürk'ün Kehanetleri SECCADE ÜZERINDEKI KEHANET
Bilindigi gibi Hint halki Atatürk'ü ve Türk halkini yanliz birakmamisti.Kurtulus savasindan yillar sonra ,1929 yilinda Bir hintli Mihrace Atatürk'ü Pera Palas'taki 101 No'lu odasinda ziyarete gelmisti. Mihrace'nin Atatürk'ü hangi nedenle ziyaret ettigi ve adi ve ziyaret sebebi hala bilinmiyor. Mihrace'nin ziyaretindeki bir sir da getirdigi hediyede yatmaktadir. Bu hediye altin sirmali, hint isi ipek bir seccadedir. Seccadenin üzerinde bir samdanin asili oldugu düz bir kemeri,her iki yaninda birer güvercin bulunan bes kubbeli bir diger kemerin çevreledigi görülmektedir. Bordür de fillerden olusmaktadir. En ilginç yer ise her iki kemerin arasinda orta kisimda dal kivrimlari ve güllerin çevrimi ile olusan boslukta romen rakkamli bir saatin bulunmasidir ve saat. 09.08' i göstermektedir.Atatürk Mihracenin ziyaretinden 9 sene sonra saat 09.05 'te vefat etmisti. Seccade halen Pera Palas' ta bulunmaktadir.
Atatürk birçok defa gelecege ait olaylari büyük bir kesinlikle haber vermisti.
Atatürk 1931 yilinda, 2.Dünya savasi'nin patlamasinin yakin oldugunu söylemis ve bu konudaki düsüncelerini General McArthur'a söyle anlatmisti. "Versay antlasmasi, 1.Dünya Savasi'na yol açan nedenlerden hiçbirini ortadan kaldirmadi. Tersine rakipler arasindaki uçurumu büsbütün derinlestirdi. Simdi içinde yasadigimiz baris dönemi, sadece bir ateskesten ibarettir. Avrupa'nin gelecegi
Almanya'nin alacagi tavra baglidir." General McArthur'a göre,savasin 1940-1945 yillari arasinda çikacagini söyleyen Atatürk, Almanya'nin ancak Amerika'nin savasa katilmasi ile yenilecegini ifade etmistir. Atatürk hayatinin sonlarina dogruda söyle diyordu ; "Bir dünya savasi yakindir.Bu savas sonucunda, dünyanin durumu ve dengesi bastanbasa degisecektir."
Atatürk, Mussolini hakkinda da su görüslerini açiklamisti:
Mussolini bir maceraperesttir. Milletini bir uçuruma sürüklemektedir. Her tarafa saldiriyor. Bu adam yüzünden, çok simarmis olan bu millete dersini vermeyi çok isterdim, lakin yakinda bir küçük millet onlara layik oldugu dersi verecektir. Ve sunuda hatirlatirim ki, bir gün gelecek, Mussolini'yi kendi milleti linç edecektir." Bu görüsleri aynen gerçeklesmistir. ATATÜRK'ÜN RÜYASI :
Atatürk'ün bir rüyasini da Dr.Resit Galip Bey'den ögrenmekteyiz, "Mustafa Kemal ,Ankara'ya geldikten bir süre sonra ilginç bir rüya görmüstü. Ertesi gün bana söyle anlatti. ; "Resit Bey, rüyamda bana 'Pasam ,Inönü'den ne haber?'diye sordunuz. Bende vaziyet kritiktir' cevabi verdim. 'Kritik nedir? Anlamadim ki!'dediniz. Bende 'Bunun cevabini 15 dakikaya kadar veririm' diyerek odama çekildim."
Mustafa Kemal bana bu rüyasini anlattiginda düsman henüz Izmir'e çikmamisti, Inönü mevkii de henüz bir önem tasimiyordu. Aradan yillar geçti 2.Inönü savasi'nin kritik günlerinden biriydi. Mustafa Kemal'in arabasi Millet Meclisinin önünde durdu. Hemen yanina kosarak, telas ve endise içinde, "Pasam, Inönü'den ne haber?" diye sordum.
Aynen su cevabi verdi ;
"vaziyet kritiktir"
O zaman ben ;
"Kritik nedir? Anlamadim ki!" dedim.
O da ;
"Sana bunun cevabini 15 dakikaya kadar veririm" dedikten sonra
gülümsedi ve ;
"Hani Ankara'ya geldikten sonra bir rüya görmüsdüm,hatirladin
mi?"
Hafizami yoklayarak, rüyasini anlattim. Gülerek;
"iste, rüya ayniyle vakidir. Ben Ismet'i tanirim, göreceksin 15 dakikaya kadar kendisinden muzafferiyet haberi alacagiz." Gerçekten de 5 dakika geçmeden bir telgraf gelmis ve 2.Inönü savasi'nin da zaferle sonuçlandigini ögrenmislerdi...
Atatürk, Kurtulus savasindan çok önce, bir Türkiye haritasi çizmisti. ATATÜRK'ÜN 1907'DE ÇIZDIGI T.C. HARITASI :
Atatürk, Kurtulus savasindan çok önce, ittihatçilarin Trakya'da 1907'de yaptiklari bir toplanti sirasinda, bir Türkiye haritasi çizmisti. Orada bulunanlarin anlattiklarina göre, o günkü Osmanli devleti sinirlariyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk'ün kuracagi Türkiye Cumhuriyeti'nin haritasi olacakti. Haritada bugünkü sinirlarimiza uymayan tek bir fark vardi ;Atatürk, bizden ayrilmasina gönlünün bir türlü razi olmadigi Kerkük'ü de Türkiye topraklarina katmisti. DENEME UÇUSU :
Uçaklarin ilk deneme ve gelisme dönemleriydi. Fransa'da yapilan bir uçak gösterisine katilan, birçok ulusun temsilcileri arasinda, Osmanli atesesi olarak Mustafa Kemal'de katilmisti. Gösteriyi izleyenler, sirasiyla uçaga bindirilerek gezdiriliyorlardi. Sira Mustafa Kemal'e geldiginde, gösteride bulunan ve genç atesenin komutani olan sahis, birden bir rahatsizlik duyarak Mustafa Kemal'in uçaga binmesine engel oldu. Öteki temsilcilerle havalanan uçak kisa bir süre sonra düstü ve içindekilerden sag kurtulan olmadi. |