haber alintidir'''


Batı dünyasının sifonlu alafranga tuvalete bağımlılığı bu dünyanın çevresel çöküşüne neden olabilir.

Alaturka tuvalet gibi daha az su harcayan tuvaletler Asya, Avrupa ve Afrika’nın bazı bölgelerinde yaygın. Yeni bir araştırmaya göre onlarca yıl sifon çektikten sonra Batı da yeni sistemler geliştirecek.


Araştırmayı yapanlardan Danimarka Ulusal Çevre Araştırmaları Enstitüsü çevre sosyoloğu Maj-Britt Quitzau, “Çoğu insan, insan atığından kurtulmak için başka yolların da olabileceğini hayal bile edemiyor. Fakat sifon icat edilmeden önce de insan dışkısını şehirlerde toplayan ve tarım alanlarında kullanan sistemler vardı” diyor.

1900’lerden beri bilimadamları sifon kullanmanın çok değerli içme suyunun israfı gibi çevresel sonuçlar doğurduğunu biliyordu. 2001’de İsveç Uluslararası Gelişim İşbirliği Ajansı tarafından yapılan bir araştırmaya göre normal bir insan her sene 34.02 kg dışkı ve 492 litre idrar için ortalama 15,142 litre içme suyu tüketiyor. Hindistan ve Afrika ülkelerinin bazı bölgelerinde içme suyu kıtlığı milyonlarca insanı hasta ederken Batılılar sifonlu tuvalet alternATIflerine karşı çıkıyor.

TOPRAK TUVALETLERİBatı’nın sifonlu tuvalet tercihini anlamak için Quitzau insan dışkısına karşı tutumları ve su ve kanalizasyon sistemlerinin gelişimini araştırmış. Daha sonra alternatif çözümler önermiş. Araştırma, başarıya ulaşmak için su tasarruf etmek üzere tasarlanmış tuvaletlerin, Batı kültürünün uzun şehir planlaması tarihiyle ve iyi niyetli hijyen takıntısıyla yarışması gerektiğini ortaya koymuş.

Batılılar her zaman sifonlu tuvalete bağımlı değilmiş. Örneğin, 1850’lerde geri dönüşümlü “toprak tuvaleti”, en az elmalı kek (apple pie) kadar ABD malıymış. “Toprak tuvaleti” kuru toprakla dolu bir leğenin üzerine koyulan bir oturaktan oluşuyor, kullanıldıktan sonra, leğenin üzerine daha fazla toprak örtülüyormuş. Daha sonra ise dışkı, atılmak yerine gübre olarak tarım alanlarında kullanılıyormuş.

Fakat, büyüyen şehirleşme, büyük kentlerde kanalizasyon sistemlerinin icadı ve insan dışkısına karşı yeni ahlaki tutumlarla, bu emek-yoğun metod yerini sifonun kolaylığına bırakmış.

GÜBRELEME TUVALETİBirçok Batılı, sifonlu tuvaletlerini topraklı kaplara ya da foseptiğe değişmese de uzmanlar yeni yöntemler üzerinde çalışıyor.

Dışkıyı gübreye çeviren bakterilere dayanan “gübreleme tuvaletleri” suya ihtiyaç duymuyor. Ayrıca, katı ve sıvı dışkı için iki farklı sifon içeren tuvaletler de su tasarrufu sağlıyor.

Fakat, gelişmiş ülkelerdeki şehirler ve evler buna göre inşa edilmediği için bu sistemler çok kullanılmıyor. Quitzau, “Belki ileride Batılılar insan dışkısını atık olarak değil de kaynak olarak görmeye alışırlar” diyor.

VAKUMLU TUVALET
Quitzau’ya göre tuvalet teknolojileri devamlılığa değil, kolaylık, rahatlık ve tasarıma odaklanıyor. Fakat, uçaklarda kullanılan vakumlu tuvaletler Batılılara çekici gelebilir.

Gürültü çıkaran vakumlu tuvaletler sifonlu tuvaletler gibi çalışıyor. Yine de vakumlu tuvaletlerin de ayrı bir eksisi var. Sifonlu tuvaletler su sarfiyatı yaparken vakumlu tuvaletler de enerji sarfiyatı yapıyor.

Kaynak: Livescience.com ''