1 den 7´e kadar. Toplam 7 mesaj bulundu

Pablo Neruda şiirleri...

Kültür, Sanat Kategorisi Şairler , Şiirleri Forumunda Pablo Neruda şiirleri... Konusunu inceliyorsunuz, Konu içerigi ->> Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler' Gökte gece yelinin söylediği ...

  1. #1
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Pablo Neruda şiirleri...

    Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

    Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı
    Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'

    Gökte gece yelinin söylediği türküler

    Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
    Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

    Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
    Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

    Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
    Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

    Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
    Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

    Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
    Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

    Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
    Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

    Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
    Bakışlar sanki onu bana getirecekler

    Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
    Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

    Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
    Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

    Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
    Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

    Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
    Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

    Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
    Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

    Budur bana verdiği acıların en sonu
    Sondur bu onun için yazacağım dizeler

    Pablo Neruda

  2. #2
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Cevap: Pablo Neruda şiirleri...

    UNUTMAK YOK


    Bunca zamandır nerede olduğumu soracak olursan
    "Oldu bir şeyler" demeliyim
    oturmalıyım bir taşa
    kararan dünyada,
    kendini yemiş bitirmiş bir nehirde.
    Korumasını bilmiyorum yitirdiklerini kuşların
    Geride bıraktığım denizi
    ya da çığlığını kızkardeşimin.
    Nedir bu toprağın zenginliği?
    Gün neden günle kapanıyor?
    Neden karanlık gece çalkalanıyor ağzımda?
    Ve ölüm neden?

    Nereden geldiğimi sormayacak mısın?
    Anlatayım sana;
    Kırık şeyleri
    Acılı kapları
    Sık sık tozlanan koca sığırları
    ve tutulu kalbimi.

    Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
    ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
    Ağlayan yüzlerdir bunlar,
    Parmaklardır gırtlağımızdaki,
    ve toprağa düşen yapraklardır.
    Yiten günün karanlığıdır.
    Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki.

    İşte menekşeler ve işte kırlangıçlar,
    Sevdiğim her şey
    Tatlı mesajlar veren günbegün
    açıkta zaman
    tatlılığı artan.
    Kaçamayız biz; Dişlerimizin arasından:
    Neden kemiriyor boşa giden zaman
    sessizlik kabuğunu?
    Ne yanıt vereceğimi bilmiyorum.

    O kadar çok ki ölümüz
    Ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler
    Ve o kadar çok ki çarpık kabuklu başlar
    Ve o kadar çok ki öpücüklerimizi engelleyenler
    Ve o kadar çok ki unutmak istediklerim.

    PABLO NERUDA

  3. #3
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Cevap: Pablo Neruda şiirleri...

    BİZLER SUSUYORDUK


    Bilmek acı çekmektir. Ve bildik;
    Karanlıktan çıkıp gelen her haber
    Gereken acıyı verdi bize:
    Gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
    Karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
    Değişime uğradı acılar.
    Gerçek bu ölümde yaşam oldu.
    Ağırdı sessizliğin çuvalı.

    PABLO NERUDA

  4. #4
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Cevap: Pablo Neruda şiirleri...

    SONSUZ İNSANIN GİRİŞİMİ
    ve işte evim
    ormanlar kokularıyla dolduruyorlar yine
    arabayla taşındığı bu yerden
    parçaladım yüreğimi ayna gibi geçip gitmek için içimden
    işte yüksek pencere ve ağaç bedenlerini düşüren balta olandan
    kalan kapılar
    rüzgar kalaslara astı belki
    derin ağırlığı kendisini unuttuğunda
    dans ediyordu gece ağlarında
    hıçkırarak uyanıyordu çocuk
    anlatmıyorum mutsuz sözcüklerle söylüyorum
    alacakaranlığı dilimliyor yine yapı iskeleleri
    ve camlar ardında yağdanlığın alevi
    bakmak içinde gökten yana
    gece düşüyordu cam taçyapraklar olarak
    fırtınaya götüren yolu izledin sen
    ne istiyordun ne koyuyordun ölürken sık sık
    sık sık
    bütün nesneler çıkıyor büyük bir sessizliğe doğru
    ve o güvertesinde eğilmiş umutsuzdu
    acılı bir çiçeği tutuyordun
    taçyaprakları arasında dönüyordu günler
    yenik pilot papatyalar
    yenik gölge terk etmiş karıştırıyordun
    son sınırların metalini
    orada bekliyordu saatin
    yine de şafak yükseldi toprağın kadranları üzerinde
    günler birdenbire tırmandılar yıllara
    işte yürüyen yüreğin bitkinsin
    olmayan mevsimi uğurlayan kuşları tutuyorsun yanında

    kabul ediyorum gğü bakıyorum en derinine düşünüyorum
    belirsizlikle oturmuş da bu kıyıya
    ey sular ve kağıtlarla dokunmuş gök
    kendi kendime konuşmaya başladım alçak sesle
    gitmemeye kararlı köklerimin terlemesiyle sürüklenerek
    kıpırtısız bu mavi dillere aç gemi gibi
    titriyordun balıklar izlemeye başladılar seni
    bu susuzluk anını büyüklükle şarkıya dökmekti isteğin
    şarkı söylemek istiyordun
    oturmuş odana şarkı söylemek istiyordun o gün
    ama bir çanda gibi soğuktu hava yüreğinde
    sayıklayan bir halat bozacaktı soğuğunu
    bacağım uyuştu bu pozisyonda
    şarkı söyleyerek konuştum onunla yüreğim bana ait
    gökyüzü sesli damlaydı ve büyük sessizliğe düşüyordu
    kulak kabartıyorum ve zaman okaliptüs gibi
    şarkı söylüyor kendinden geçmiş şurda burda
    ıslık çalan bir hırsızı barındırarak
    vadilerin sınırlarında durdurdum atımı
    ürkmüş kaygılı kıpırtısız işemeden
    o anda yemin ederim ey göğün zayıflığında capcanlı
    sepetin hoşnut balıkçı gibi gelen gece

    kimden satın aldım o gece benim olan yalnızlığı
    rüzgara ayağına çabuk olmayı emir veren
    tamamlanmamış yapraklar içinde soğuk çiçeğine
    fırtına diyorsan bana ve yankılanıyorsan uzaktan
    bir tren gibi ayaklarımın dibine düşmüş
    sana kan uyurgezeri diyen hüzünlü dalga
    gidiyordun bazen şafağı aramaya
    tanıyordum seni ama uzakta açıkta
    gözlerine eğilip yitik gemi demirini arıyorum
    işte senin tuttuğun
    sedef kollarında açmış
    bitirmek için daha ileriye gitmeyi bırakmak için
    övüyorum seni bunun için yüreğimi izleyen
    tersine kaldırarak gözleri
    seni geri dönüş belirtilerinde arıyorum
    ormanların sessizliğinde gibi uyuyan kuşlarla dolusun
    kırgın zambak ağır taçyaprak başka yerlere bakıyorsun
    seninle konuştuğumda acı benimsin kadınımsın öylesine uzak
    sıklaştır adımlarını sıklaştır ve yak ateşböceklerini

    (...)
    geri ver bana büyük gülü gittiğim şeyleri eşit düşündüğüm
    bu dünyaya taşınan susuzluğu
    gece önemli ve hüzünlü ve burada şikayetim
    uzun suların gemicisi birdenbire
    bir martı şakaklarında büyüdüğünde
    yüreğim daha bir güzelleşir
    gri ayağınla damganı vur bana uzaklıkla dolu
    acı okyanus kıyısındaki yolculuğun ya da bekle beni
    bir menekşe gibi uyanır sis
    sevgili gecede ağacına bir çocuk tırmanır
    meyvelerini çalmaya
    ve kertenkeleler fışkırır ağır yeleğinden
    o zaman gün atlar arısının üstünden
    ayaktayım ışıkta nasılsa öğle zamanı toprakta
    her şeyi sevecenlikle anlatmak istiyorum
    işte sen kötü mevsimlerin nöbetçisi
    kaygılı balıkçı bırak beni süsleyeyim örneğin
    meyvelerden tatlı bir kemerle hüznünü
    bekle beni gittiğim yerde ah iniyor gece
    yemek okyanusun gemici türküleri ve bekle beni
    sana ilerleyerek bir çığlık gibi geride kalarak
    bir iz gibi oh bekle beni
    bu son gölgeye oturmuş ya da yine ondan sonra


    PABLO NERUDA

  5. #5
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Cevap: Pablo Neruda şiirleri...

    MATILDE İÇİN SONE


    Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
    çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
    Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın
    ateş de pay alır kendine soğuktan.

    Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
    sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
    bir yolculuğa yeniden başlamak için:
    bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.

    Sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
    ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
    hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni.

    Sevgimin iki canı var seni sevmeye.
    Bu yüzden sevmezken seviyorum seni
    ve bu yüzden severken seviyorum seni.

    PABLO NERUDA

  6. #6
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Cevap: Pablo Neruda şiirleri...

    İNANDIM ÖLECEĞİME

    Çıkıp geliyor hayalin beni saran geceden.
    Denize karıştırıyor inatçı yakınışını ırmak.

    Terk edilmiş, gün batımındaki rıhtımlar gibi.
    Ayrılık saati bu, ey terk edilmiş!

    Yağıyor yüreğime soğuk taç yaprakları.
    Ey yıkıntı uçurumu, vahşi mağarası kaza geçirenlerin.

    Sende toplanır savaşlar ve uçuşlar.
    Yükselir senden şarkı kuşlarının kanatları.

    Bir uzaklık gibi yuttun her şeyi.
    Deniz gibi, zaman gibi sende battı her şey!

    Saldırı ve öpüşün mutlu saatiydi o.
    Deniz feneri gibi parıldayan o esrime saati.

    Uçuş korkusu, kör dalgıç öfkesi,
    çalkantılı esrikliği aşkın, sende battı her şey!

    Kanatlandı, yaralandı ruhum pusun çocukluğunda.
    Kayıp keşif, sende battı her şey!

    Sarıp sarmaladın acıyı, tutunuyorsun arzuya,
    kendinden geçmişsin üzüntüyle, sende battı her şey!

    İttim gölge duvarını geriye,
    arzu ve eylemin ötesine, yürüdüm gittim.

    Ah, ten, benim tenim, sevip yitirdiğim kadın,
    seni çağırıyorum yaslı saatte, sana adıyorum şarkımı.

    İçine aldın sonsuz sevecenliği bir fanus gibi
    ve tuz buz etti seni sonsuz unutuluş.

    Oradaydı adaların kara yalnızlığı,
    orada sevda kadını, sardı kolların beni.

    Susuzluk ve açlık vardı, meyveydin sen.
    Acı ve yıkıntı vardı, mucizeydin sen.

    Ah kadın, bilmem nasıl erittin beni
    ruhumun toprağında, kollarının arasında!

    Ne korkunç ve ne kısa oldu sana olan tutkum!
    Ne zorlu ve ne esrik, ne gergin ve ne aç.

    Öpücükler mezarlığı, sönmedi hâlâ yangını mezarlarının
    yanar hâlâ kuşların gagaladığı verimli dalların.

    Ey ısırılmış ağız, ey öpülmüş organlar,
    ey aç dişler, ey sarmalanan bedenler.

    Ey umut ve çabanın çılgın bağlanışı,
    içinde kaynaşıp umutsuzlandığımız.

    Ve sevecenlik, su ve toz kadar hafif,
    başlar sözcük belli belirsiz dudaklar arasında.

    Yazgımdı bu içinde geçti özlem yolculuğum
    ve orada yıkıldı özlemim, sende battı her şey!

    Ey yıkıntı uçurumu, içine düştü her şey,
    çekmediğin hangi üzüntü kaldı, hangi dalgalar kaldı
    seni yutmayan.

    Yine de seslendin, şarkı söyledin dalgalardan dalgalara.
    Dikilip bir gemici gibi pruvasında geminin.

    Çiçek açarsın şarkılarla hâlâ, hâlâ kırılırsın akıntılarda.
    Ey yıkıntı uçurumu, açık ve acı kuyu.

    Solgun kör dalgıç, derinliklerin bahtsızı,
    kayıp kaşif, sende battı her şey!

    Ayrılık saati bu, hoyrat, bu gibi saat.
    Gecenin tüm zaman çizelgelerine işaretlendiği an.

    Sarar kıyıyı hışırdayan kuşağı denizin.
    Yükselir soğuk yıldızlar, göç eder kara kuşlar.

    Terk edilmiş, günbatımındaki rıhtımlar gibi.
    Titrek bir gölge kaldı ellerimde oynaşan.

    Ah, her şeyden uzak. Her şeyden uzak.

    Ayrılık saati bu. Ey terk edilmiş!

    PABLO NERUDA

  7. #7
    Aktif Uye salome - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    255

    Cevap: Pablo Neruda şiirleri...

    Rüzgar saçlarımı tarıyor, anaç
    parmaklarını geçiriyor saçlarımdan.
    Anının kapısını açıyorum
    Düşüncem çıkıyor, çekip gidiyor.

    Başka seslerdir taşıdığım,
    türküm başka dudaklardan,
    Anılarımın mağarasının
    tuhaf bir aydınlığı bile var!

    Yabancı toprakların meyveleri,
    bir başka denizin mavi dalgaları,
    başkasının aşkları, adını anmaya
    yüreğimin elvermediği acılar.

    Ve rüzgar, anaç elleriyle
    saçımı tarayan rüzgar!

    Gerçeğimi gece alıp götürüyor,
    ne gecem var ne de gerçeğim!

    Yol ortasına yatıyorum,
    beni çiğnemek gerek yürümek için.

    Yürekleri çiğniyor beni, şarap
    ve düşle esrik yürekleri.

    Kıpırtısız köprü, yüreğini
    sonsuzlukla bağlıyorum.

    Ölseydim birdenbire
    bırakmazdım şarkı söylemeyi.

    PABLO NERUDA

Benzer Konular

  1. Pablo neruda kimdir?
    salome Tarafından İnsan Ansiklopedisi (Biyografi) Foruma
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 28-09-2009, 12:50 PM
  2. Ataturk Şiirleri
    YukseLL Tarafından Atatürk Foruma
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 16-07-2007, 11:21 PM

Anahtar kelimeler


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184