Kültürel anlamda modernizm, 19. yüzyılda geleneksel anlamdaki edebi, sanatsal, sosyal organizasyon ve gündelik yaşamın geçerliliğini yitirdiği fikriyle ortaya çıkmıştır.

Modernist hareketin 19.yy ortasında Fransa'da ortaya çıktığı kabul edilir. Modernizm kabaca 1884-1914 yılları arasında hüküm sürmüştür. Temelde dayandığı fikir, geleneksel sanatlar, edebiyat, toplumsal kuruluşlar ve günlük yaşamın artık zamanını doldurduğu ve bu yüzden bunların bir kenara bırakılıp yeni bir kültür icat edilmesi gerektiğidir. Modernizm ticaretten felsefeye her şeyin sorgulanmasının gerekliliğini savunur. Böylelikle kültürün öğeleri yeni ve daha iyi olanla değiştirilebilir. Modernizme göre 20.yy'ın ortaya çıkardığı yeni değişiklikler ve yenilikler kalıcıydı, aynı zamanda yeni oldukları için 'iyi' ve 'güzeldi' ve toplum dünya görüşünü bu öngörülere göre gözden geçirip uyarlamalıydı.

Modernizm tanınmış gelenekleri kıran bir sitil anlatmak için kullanılmıştır.Yeni bir çağında duyarlılığına daha yerinde formları yaratmayı amaçlamıştır. Bazıları 20. yy'da gözlemnenen modernizmi "modernizm" ve "postmodernizm" olmak üzere iki harekette incelerler. Fakat bazı görüşlere göre modernizm ve postmodernizm bir hareketin sadece iki farklı açısıdır.
Modernizm ve Gelecek

Modernizm nedir? Tanrısız bir toplumun nihilizmi,bütün idealizmlerin sonu ve bürokrasisi yoluyla insanları boğan aşırı akılcılığı.Vaad edilen bir ülke yok,kaygısından kaçılabilecek gerçek bir limanda yok.Sadece tüketim hırsı ve işbilirlikle ifade edilen bir saygınlık halesi var.İnsanlararası ilişkiler hayatı paylaşmak için değil hayattan pay almak için yapılıyor. Nüfuz alanı arttıkça insan daha da 'adam'laşıyor.Herkes aynı bir sahteliğin içinde aynı umursamazlığı sergiliyor.Gizli-açık dramlarda parça parça ümitlerle aynı yabancılaşmanın pençesinde ruh dünyaları uyuşmuş durumda.Yaşamanın sadece hayvansal içgüdülerin tatmini ile sağlandığı bu hayat şekliyle insanlığın geleceğine yönelik köklü sosyal politikalar üretilemez.Dünyayı bir cennete döndürmek mümkün mü?Bireysel bilinç sosyal bilinçle bütünleştiğinde gelecekte daha insani, daha sorunsuz, daha elverişli bir dünya kurulabilir.Hayaletler ya da nesnel şartlarla kirlenmiş zihinler yüce ideallerin soldurduğu kötü anılarımız olabilir.Toplumsal örgütlenme ve üretim ilişkileri yeniden düzenlenebilir.Aydınlanma yaşamanın yaşatmaktan geçtiğini bilmektir.

Modernizm Ve modernizm sonrası (Post -modernizm)

Modernleşmenin oluşumu

EVRENSEL OLAN SÜREÇ (Uzam ve Zaman içinde antropolojik ve Biyolojik gelişim süreci)
TARİHSEL SÜREÇ
Rönesans
Reform
Laiklik
Fransız ihtilali
Sanayi devrimi
Kapitalizm
Gelişmekte olan ülkelerin liderleri ve aydınları tarafından izlenen seri politikalar sonucu
ÖRNEK:
Mustafa Kemal Atatürk
Mahatma Gandi

Modernleşme nedir?
Sosyal ve siyasal bir değişimdir.
Sanayileşme sonrası batı uygarlığında görülen sosyal ve siyasal değişimlere modernleşme denir.

Bu değişimler Nelerdir?
Modernleşme sürecini gerçekleştiren materyaller

Kentleşme
Mesleki şemadaki hareketlilik(iş alanlarının farklı ve çok seçenekli olması
Yaygın eğitim
Mutlakiyetten çoğulcu temsilci sisteme geçiş. Demokrasi

Modernliğin temel parametreleri:
Kapitalizm
Endüstriyalizm
Kentlilik
Demokrasi
Akılcılaşma
Bürokrasi
Uzmanlaşma
Farklılaşma
Bilimsel bilgi
Teknoloji
Ulus devlet

MODERNİZME KARŞI GÖRÜŞLER

Eleştirel ve post-modern teorilere göre batılı olmayan toplumların siyasi değişimlerini açıklamada �modernleşme�den çok �siyasal gelişme� kavramını kullanırlar.

Gelişmeci yaklaşım şu dört noktada eleştiri getirir:

Modernleşme geleneksel toplumdan, modern topluma doğru kaçınılmaz bir süreç değildir.
Tarihin gelişim sürecinde her toplum, farklı bir biçimde örgütlenir.Batı kendi içinde sürekli bir değişim göstermektedir.Bu insanlığın geldiği son nokta mıdır?

2)Modernistler geleneksel toplumlarıdemokratik olmayan siyasi örgütlenmelerle suçlar. Batı toplumuna göre artık bu süreç tamamlanmalı siyasi rejimler demokratikleşmelidir .

Eleştirel teori ise modern toplumun mutlaka demokratik olma zorunluğu olmadığını Aydınlanmış ve gelişmiş iletişim ağlarına sahip, teknik yönden üstün ama totaliter yönetimle idare edilen toplumları örnek gösterirler (çelişki)

Örnek:Türkmenistan, Türkmenbaşı

Modernizmin tek boyutlu bir toplum ve kültür hedefi vardır. Tanımını yapan postmodernizm, modernitenin sorgulanışıdır.
Modernizm tek tip ve Homojen bir kültür ister

POSTMODERNİZM ÇEŞİTLİĞİ VE HETOROJENLİĞİ SİMGELER

3) Modernistler iktisadi kalkınmayı temel alırlar.Kültürde modern normlar benimsenmelidir görüşünü savunurlar.

Eleştirel düşünce ise işsizlik, yoksulluk, eşitsizlik sorununu çözümleyemeyen toplumların kültürde batı normunu seçmesi modernlik olarak kabul edilmez der.Sınırlanmamış ve çarpıtılmamış bir iletişim ağının kurulması, insanları özgür iradeden yoksun bırakmaktadır.Bu yüzden modern toplum tek başına karar alamaz.Kitle iletişim ne gösterirse ona yönlenir.

4)�Amerikan ve İngiliz Demokrasisi ideal olandır� fikri taraflı bir görüştür.Her toplumun rasyonalitesi farklıdır. Görüşünü benimserler.


NİETTZCHE�NİN TEKNİĞİN VE ARAÇSAL AKILCILIĞIN HÜKÜMRANLIĞININ YIKILMASINA İŞARET EDER.

Deneyimin yerini projeler
Değerlerin yerini dil alır.
Kollektif eylem yoktur.
Bireyle de ilgilenmez.
Toplumsal gerçekçilik bireyselcilik ve kollektivizm arasında bir yerdedir.
Söylem ve dil değişkendir.
Ve görecelik (Hermeneutic)kavramı ortaya çıkar.

postmodernizm

Herşeyin yeniden okunması ve yorumlanmasından ibaret, anlama, dil ve uslup çeşitliğinden ibarettir.

1934 yılında Frederico de Onis modernizme karşı ilk tepkiyi dile getirdi.

�post modern� terim Toynbee tarafından 1947 yılında batı uygarlığının yeni bir evresini tanımlamak amacıyla kullanıldı.

Sanatsal anlamda post- modernizm terimini kullananlar

Rauschenberg
Cage
Burroughs
Barthelme
Friendler
Sontag
Hassan

Post-modernizm 1960�lı yıllarda popüler oldu

1970�li ve 80�li yıllarda mimaride, görsel sanatlarda, sahne sanatlarında daha geniş bir kullanıma erişti.

BU ALANI DESTEKLEYENLER

Bell
Kristeva
Lyotard
Vattimo
Derrida
Focault
Hebermas
Baudrillard
Jameson
gibi teorisyenlerin ilgisi ile Avrupa ve ABD arasında aktarıldı.

Jean Baudrillard

Yeni toplum, kültür, deneyim, özellik biçimleri yaratan radikal dönüşümün taklitler ve yüzler ürettiği bir post-modern toplum betimlemesi yaptı.

Jean Francois Lyotard

Modernitenin bütün umutlarının bittiğine, geçmişin genelleştirici toplumsal teorilerini ve devrimci siyasetini sürdürmenin olanaksızlığına işaret etti.

Jameson

Postmodernizmi �geç kapitalizmin kültürel mantığı� biçiminde yorumladı.
Kapitalizmin yeni bir evresi olarak, kültürel bir mantık olarak baktı.
Touraine ya da Bell gibi aydınlar yeni toplumsal, ekonomik ve kültürel dönüşüm sürecinde oluşan dönemin post-modern dönem olduğunu söylediler.

Anthony Giddens Ve Ulrich Beck

Değişimi ;risk toplumu, yüksek modernlik ya da düşünümsel modernlik terimleriyle tanımlamaya çalıştılar.

Gilbert Adair

Post-modernizmin, toplumsal, kültürel, ekonomik ve ideolojik tarih içerisinde modernizmin ilkelerinin artık ilerleyemediğini ancak yerine de yeni değerlerin oturtulamadığı bir geçiş dönemi olduğunu ileri sürdü.

Post-modernizmin getirdiği zorluklar

Tarihsel geçmiş duygusunun silinmesi,
Şizoit kültür
Simülasyonlar dünyası
Gerçekliğin yerini �imaj� ın alması
Zamanın şizofrenik parçalanmışlığı ve ara verilmeyen anlar
Şimdi, burada kavramı.
Aciliyetin önem kazanması. Post modernizmle beraber söz değil- imaj (görüntü) önem kazanır.

Postmodern dünya çoğulcu ve çeşitli bir dünya olduğu için sayısız sinema,televizyon,
programlarında imgeler dünyanın her tarafında dolaşır.
Pek çok düşünce ve değerle karşı karşıya kalırız.
Ancak bu imgelerin kişisel tarihimizle ya da genel tarihle ilgisi yoktur.
Herşey bir akış içindedir.

Postmodern kültürün özellikleri ve paradoksları

Sanatlar bağlamında post-modernizmin özellikleri
Sanat ve Gündelik hayat arasındaki sınırın silinişi.
Yüksek kültür ile popüler kültürün arasındaki ayrımın çöküşü
Eklektisizmi (Hem biri hem ötekini)ve kodların harmanlanmasını destekleyen bir uslup melezliği

Kültürel karmaşa

Parodi-ironiyunculukta ve kültürde yüzeysel derinliksizliğin selamlanışı
Sanat üreticisinin gözden düşüşü
(Dehanın küçümsenmesi)

Sanatın ancak tekrarlamadan ibaret olacağı görüşü

Postmodernizmde yüksek kültür, otorite kaybına uğrar.
Kültürde benzeşim.
Parodi ve ironi gibi
Belirli uslup aygıtları bağlamında �Kültürel farklılaşma ve karmaşıklığı� içerir.

Kitch(bayağı, sıradan) kültürün yükselişi

Yüksek kültürle alt kültürün karmaşası

kaos

Eklektisizm
(hem biri hem öteki)

Postmodernist çağın kavranması
Modernlik tasarımının sorgulanışı
Modernliğe karşı duyulan inancın yitirilmesi
Çoğulculuk ruhunun varolduğu geleneksel bağnazlıklara karşı kuşkuculuğun arttığını
Dünyayı evrensel bir bütünlük olarak algılayan
Kesin çözümlemelerle tam cevaplar bekleyen bakış açısının reddedilmesi

Postmodernizmde anlatım berraklığı yoktur

Anlam zenginliği vardır.
�Ya biri ya öteki� �yerine hem biri hem öteki�kavramı kullanılır.
Post-modernizm Amerikan çıkışlıdır.
Amerikadaki karmaşıklık insan toplumlarının hareketlenmesi ile açıklanabilir

Postmodern kültür
görsel kültür üzerine inşa edilmektedir.

MC LUHAN

Evrensel Bir Köyden bahseder.

Baudrillard�a göre

Yaşadığımız ve algıladığımız
Ya da sandığımız dünya bir simülasyon dünyasıdır.
Çağdaş hayatta hiçbir şey�in aslı yok.
Herşey �gibi�ler dünyasında var.
Ve medya bu aldatmacada baş rol oynar.


Görsel Kültür,imaj Ve Hayat alanlarının Amerikanlaşması

Jameson�un deyimiyle

Post-modern kültür, görsel bir kültürdür.
Bu kültürel yapıda başrolü medya oynamaktadır.
Post-modernizm medya çağı ile birlikte vardır.
Medya, bizleri eğlendirir, eğitir, bigilendirir ve saptırır.

Mc Luhan�a göre

Hiç durmadan ve sonsuz bir çeşitlilik içinde herhangi bir kültürel olgunun tanımında ağırlıklı bir şekilde her zaman hazır olması medyanın en önemli özelliğidir.
Kudret ve egemenliğin kavranmasında, medyanın doğası ve etkisinin merkezi bir rol oynadığı, bu gün herkesçe kabul edilmelidir.

Medya
Özellikle sinema,evrensel uygarlığın egemen kültürünü yansıtmakta en güçlü araçtır.

Holywood filmleri

Homojen Amerikan kültürünün, en iyi savunucusu ve örneklerini verir.
Evrensel köy (Mc luhan) bu sinemanın dayatmasıdır.
Doğulu-batılı ,müslüman-gayr-ı müslim bu filmlerden aynı biçimde etkilenir.
Bu filmlerin yapımcılarının dağıtım şirketleri ile olan bağlantısı çok güçlüdür.Her yere ulaşabilirler.
Yaygın bir medya ağı Holywood�a hizmet eder.

İnsan psikoljisinin

En güçlüye benzeme
Ve güçlüden ayrılmama eğilimi
ABD� nin kitle kültürü yaratmadaki etkisi
Herkesi aynı potada kaynaştırma
Bu süreçte:
Reklamlar
Filmler kullanılır.


DESCARTES�IN ÜÇYÜZYIL ÖNCE
DÜŞÜNÜYORUM, O HALDE VARIM.SÖZÜ

DRUCKER�IN GÖRÜYORUM:O HALDE VARIM BİÇİMİNE DÖNÜŞTÜ.

KÜLTÜREL BİLİŞİM ÜRÜNLERİ

ABD KAYNAKLI OLDUĞU İÇİN HAYAT ALANLARININ AMERİKANLAŞMASI SÜRECİNDEN SÖZEDİLEBİLİR.
ULUSLAR ARASI HABER AJANSLARININ TEKELLEŞMESİ SONUCU:
SANSÜR VE YÖNLENDİRME
HABERİN ÖNEMİ VE DEĞERİ GLOBAL BİLİŞİM ŞİRKETLERİNCE DEĞERLENDİRİLİR.

JEAN BAUDRİLLARD:

DÜNYANIN ARTIK DOLAYSIZ ALGILANMASI İMKANSIZDIR NESNELER SADECE GÖRÜNTÜDE VAROLAN, VARLIKLARI HİSSEDİLMEYEN BİR HALE GELMEKTEDİR.
KİTLELER DE MEDYALARIN GÖSTERİYE DÖNÜŞEN HABERCİLİĞİ YÜZÜNDEN NÖTRALİZE OLUP, HABERİN İÇERİĞİNE KARŞI DUYARSIZLIĞI VE TEPKİSİZLİĞİ SEÇİYORLAR.
MEDYALAR, HABERİN AHLAKSIZLIK AŞAMASIDIR.
TERÖRİZM MEDYAYI KULLANIR
MEDYA OLMASAYDI TERÖRİZM TEK BAŞINA POLİTİK BİR EYLEM YAPAMAZDI.
TERÖRİZM MEDYALARIN REHİNESİDİR.
MEDYA DA TERÖRİZMİN REHİNESİDİR.

BAUDRİLLARD�A GÖRE
HABER

MODERNİST DÜNYADA HABER ORANI ARTTIĞI ÖLÇÜDE ANLAM ORANI AZALMAKTADIR.
KİTLELER ONLARIN YERİNE MEDYALARIN SUNDUĞU �GÖSTERİ�Yİ SEYRETMEKTEDİR.

HİPERGERÇEKLİK

İmgeler gerçeği oluşturur. Ve gerçeğe dönüşen imge gerçek gibi algılanıp herkes tarafından kabul görür. (Mış gibi)
Tıpkı dilin bizim iletişime geçme tarzımızı yapılandıran kodlar ve modeller içermesine benzer şekilde, toplumun da temel yapıları vardır. (DNA gibi)
Toplumsal örgütlenme ve denetim modelleri harekete geçer. Ve sınırlandırma, yapılandırma başlar.

Günlük yaşamı yapılandıran nedir?

Model evler,tasarım kodları
Dekorasyon ve uslup (tarz)
Çocuk bakımı kitapları
Yemek kitapları
Cinselliğe yönelik kitaplar
Dergiler
Gazeteler
Böylece modeller ve kodlar gündelik hayatı yapılandırmaya başlar.ve taklitler toplumunda kodun mevcut duruma uyarlanması ve farklılıklar ilişkiler sistemini oluşturmaya başlar.

Televizyon yapımcıları program üretmek için tv.kodlarını uyarlarlar.

Kent planlamacıları da kent sistemlerini yaratmada kent planlaması ve mimari kodları uyarlarlar.

Kodlar bireye işaret gönderir. Ve bu işaretleri sürekli sınayarak taklit düzenine kaydeder.bireylerin tepkileri çift değişkenli bir onaylama ya da yadsıma sisteminde yapılandırılır.

Her reklam, moda, meta,tv programı, siyasal parti adayı ve kamuoyu yoklaması bir cevap vermemizi bekleyen şöyle bir test sunar:

Özdeşlikler Ve Farklılıklar sistemi

İstiyor musun? İstemiyor musun?
X�den yana mısın? Y�den yana mı?
Yana mısın? Karşı mı?
Bu yüzden mutlak bir seçim yapmaya zorlanan insanın bu sistemdeki yeri neresidir?
Mutlak bir taraf seçmelidir.

Hiper-uyum çağında kitleler

Sadece gösteri ile ilgilenirler.

Küreselleşme Versus Yerelleşme

a) Cemaat ,Kabile ve Dinsel Köktencilik.

İnternetin önemi ve yaygınlığı düşünme şekillerini ve kimlikleri değiştirmektedir.
Bilgisayarlar insana, hem zihni modeller sunarlar, hem de fikirlerini ve fantazilerini aktarmaya yardımcı olan birer araç işlevi görürler. İnternetin en önemli işlevi �bilginin serbest dolaşımı�nı sağlamaktadır.
Bu bağlamda, büyük bürokratik örgütlerin dışında, küçük marjinal gruplar ya da bireyler de internet sayesinde küresel düzeyde seslerini duyurabilmektedirler. İnternet tam bir özgürlük ortamı sunmaktadır.

Bu bağlamda postmodern dönem:

Birbiriyle çekişen, yani hem bireysel hem de kabile, cemaat olabilen bir toplumsallık içinde ve hatta bu homojen toplumun yok olup, yerine ayrışık grupların birlikte yaşadıkları, mahalle sistemlerinin geri geldiği, düz çizgisel bir tarih anlayışının meşruluğunun ortadan kalktığı, ama bütün bunlara rağmen hiçbir şeyin de sonunun olmadığı, ve sürekli devam eden bir sürecin olduğu bir dönemdir.

Post-modern dünyada hayat tarzı

Özne marjinal hale gelir.
Belirli bir hayat tarzı yoktur.
Tüketim kültürü haline gelen toplumda cemaatler ön plana çıkar.
Bireylerde korkular ve endişeler özeldir. Bunlardan kurtulmak için güçlü bir otorite arayışına gereksinim duymaktadırlar
Başkalarının aracılığıyla ulaşamadıklarına �hayal ettikleri cemaatler� aracılığıyla ulaşmak istemektedirler.
Bu hayali cemaatler öznel anlamlandırma yapmanın
Özerk özne olarak varolmanın
Kendi gerçekliğini yaşamanın da ortamlarıdır.

Cemaatlerin ortaya çıkışı

Post-modernist parçalanışta bir alternatif olarak algılanmaya başlar.
Ve Kültürler �sıkışır�
Etnik ve dinsel köktencilik post-modernizmin hem nedeni hem de sonucu olabilir.
Medyanın ifade özgürlüğü geliştikçe özkültürü arama, kimlik arayışı, ait olma isteği, sosyal kültürün parçalanışı.
(Anhyting Goes) herşeyin yapılabilirliği bu parçalanmış kültürde etnisite ve köktenciliğe sığınmak bir kolaj kültüründe bir bütünleyicilik sağlar.

Köktencilik (Fundementalizm)

Hoşgörüsüz, şiddet yanlısı, söylemleri ve ideolojileri kesin her görüş fundementalist görüştür.
Her topluluk �öteki�ni suçlamaktadır.
Böylece insanlar arasında uyum ve diyalog değil hoşgörüsüzlük ve çatışma ortaya çıkar.
Örnek: (Filistin-israil )

Gellner�e göre

İçinde yaşadığımız çağı oluşturmak için, birbirine rakip üç yaklaşım vardır:
Dini köktencilik
Görecelik(Relativizm)
Aydınlanmacı rasyonalizm
Çıkış noktası relativizm olabilir.

Yeni kültür araçları ve demokrasi paradoksu

Enfarmasyon toplumda hizmet sektöründe çalışanlar tarım ve sanayi sektöründe çalışanlara göre daha yoğundur.
Yeni orta, sınıf, iktisadi sermayeye karşı entellektüel bilgi, simgesel mallar ve kültürel sermayenin toplumsal değerini artırma yönündeki girişimin hegomonik dürtüsüyle ilişkilidir.

Bourdieu�nun söylemine göre;
yeni orta sınıf, hayat karşısında bilgilenmeye yönelik bir tutum benimseyen �yeni entellektüeller� ya da � yeni kültür araçları � grubudur.

Bunlar simgesel malların ve hizmetlerin sağlanmasıyla uğraşır.
Pazarlamacılar
Reklamcılar
Halkla ilişkiler uzmanları
Radyo tv yapımcıları
Sunucular
Magazin muhabirleri
Moda yazarları
Yardım meslekleri grubu:
a)Sosyal yardım çalışanları

b)Evlilik danışmanları

c)Cinsel terapistler

d)Diyetisyenler

Entellektüellere ve üst yaşama ait ayırt edici tavırların halka arz edilmesini sağlayanlar bu gruplardır.Ve popüler kültürü meşrulaştırmak amacıyla entellektüellerle ortaklık kurarlar.
Medya kanalıyla fikirlerini her yere yayan:sahne sanatçıları, sosyal bilimciler,mimariler yazarlar ve yuppiler modern kentin dinamiğini sağlayan ve postmodernizmin orta sınıf olgusunu oluşturan kesimlerdir.
Orta sınıf post-modernizminentellektüel öncülüğünü yapar.
Ancak tanımlamasını kitleler yapmaktadır.

Asıl amaç çağcıl demokrasiye ulaşmaktır.

İnsan düşünce ve etkinliğini en düşük paydaya indirmek bazen denetimi çok güç olan güdüleri açığa çıkarmaktadır.
(Karl popper�in �demokrasi paradoksu�nu hatırlatma)
Sürünün kan ve heyecan arzusu da düzeye çok yakın bir yerdedir.
Çoğunlık özgür kurumlara inanmayan ve işbaşına gelince hemen hemen her zaman onları yıkan köktenci bir faşist ya da komünist partiye oy verirse ne olacaktır?
Yabancılaşmanın engellenmesi, toplumsal bilinçsizliğin engellenmesi gerekmektedir.

Kent meteforunda Gettolaşma ve varsıl siteler

Getto: hem mekansal hem de kültürel açıdan kentten soyutlanmış bölge demektir.
Getto :geçiş bölgesidir.
Kentlerin iş ve eğlence merkezlerinin yakınında bulunan, yüksek işsizlik oranının olduğu derme çatma gecekondular bir süre sonra sürekli getto�ya dönüşür.Ve birer cemaat haline dönüşürler.
Kentli kesim ise bu kültürel karmaşadan kendisini soyutlamak için �site�ler halinde yaşar.Ve etraflarını çitlerle çevirir.
Elit kesim �yalıtılmayı�seçer.

Umberto Eco

Ortaçağ ile çağımız arasında bir koşutluk kurar.
Ortaçağda hızlı nüfus düşüşü yaşanmıştır.şehirler terkedilmiştir.İletişimde zorluklar yaşanmış Roma yolları ve posta istasyonları çökmüştür.
Günümüzde ise iletişim artmış, nüfus kalabalıklaşmış, ulaşım artmış, şehre göç artmış
Ortaçağda binaları çürüten sarmaşıkların yerini çöp yığınları ve hava kirliliği almış. Kentliler şehirleri çalışma alanı olarak kullanıp yaşama alanı olarak şehir dışına kaçıyorlar. Şehir gettolaşırken kenarlarında ŞATOlar yükseliyor.


Kaynak